izmir escort bursa escort izmir escort bursa escort gaziantep escort denizli escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort izmir escort izmir escort izmir escort antalya escort izmir escort porno izle porno porno jigolo mp3dinlemuzikdinle.com bursa escort
12 Büyük Olimposlular
ForumSal.Net

Üye Ol Forumsal Albümler Mesajlar Gruplar Chat Yönetim Radyo Twitter Facebook



Go Back   Forumsal.Net
Kültür & Sanat & Tarih & Edebiyat
Mitoloji Bilimi
Mitoloji Bilimi Mitoloji Bilimi Ve Mitoloji Hakkında Herşey..

Kullanıcı Etiket Listesi


 
Seçenekler Stil
Alt 10-07-19, 09:43   #1
Tecrübe Puanı: 0
Mastor is on a distinguished road
Standart 12 Büyük Olimposlular


12 Büyük Olimposlular
Zeus ve Kronos arasındaki anlaşmazlık, Dünya’yı ve gökleri sarsmıştı. Savaş kazanıldıktan sonra, idareyi yeni bir nesil ele aldı: Olimposlular. Bunlar, klasik mitoloji boyunca kahramanlıklarıyla tanınan tanrılar ve tanrıçalardır. Olimposluların saltanatı evrene denge ve istikrar sağladı ve egemenlikleri sıkıcı olmaktan çok uzaktı. Bu tanrılar ve tanrıçalar güçlü kişiliklere sahiplerdi ve güçlü duygular tarafından yönetiliyorlardı.


Olimposlular


Esas Altılı Olimposlular

Kronos kendi çocukları tarafından bozguna uğratıldıktan sonra gücünü kaybetti. Kronos’un yenilgisiyle birlikte, aile içindeki çatışma da sona erdi. Kronos’un çocukları birleşti ve krallıklarını aralarında paylaştılar. Ancak, bir lidere gereksinim duydular ve oy birliğiyle Zeus’u seçtiler. Aşağıdaki başlıklarda altı esas Olimposlu tanrı ve tanrıçayı tanıyacaksınız.

Erkek Kardeşler

Zeus

Zeus kurada gökleri çekti, bu da onu hem tanrıların hem de gökyüzünün efendisi yaptı. Zeus’un tasvirleri onu bir miğfer giymiş, elinde şimşeklerinden birini tutmuş ve aegis ile korunur şekilde gösterir. Yanında da genellikle, gücünü sembolize eden hizmetkârı olarak bir kartal bulunur.


Zeus


Kronos’un düşüşünden sonra, üç oğlu -Zeus, Poseidon ve Hades egemenlik alanlarını üçe ayırdılar. Bunun için kura çektiler. Paylaşılan üç egemenlik alanı gökler, denizler ve ölülerin diyarıydı. (Olimpos Dağı tüm tanrıların diyarı olarak kalmaya devam edecek, burada hiçbir tanrı egemen olmayacaktı.)

Poseidon

Poseidon, kendi egemenlik alanı olarak denizleri çekti. Mitlerde, Poseidon genellikle vahşi deniz fırtınaları ve depremlerle ilişkilendirilen, zalim bir tanrı olarak görünür. Tasvirlerinde uzun boylu, uzun sakallı, Kronos’a karşı verilen savaşta Kyklops’lar tarafından yapılmış olan üç dişli mızrağı da elinde tutmuş olarak görülür. Deniz kabukları ve çeşitli deniz yaratıklarıyla birlikte resmedildiği de olur. Poseidon aynı zamanda atlarla da ilişkilendirilirdi; Antik Çağ insanları, kıyıyı döven kuvvetli dalgalarda şaha kalkmış atların bulunduğunu hayal ederlerdi.


Poseidon


Bazı mitlere göre, atları Poseidon yaratmış ya da evcilleştirmişti. Kendisi için ayrıcalıklı kabul ettiklerine armağan olarak at verdiği, ihtişamlı savaş arabasının da atlar ya da at benzeri devasa yaratıklar tarafından çekildiği söylenirdi.

Hades

Üçüncü erkek kardeş olan Hades ise kuradan Yeraltı’nı, yani ölülerin diyarını çekti. Yunanların Yeraltı dünyası Hristiyanlıktaki cehennem kavramıyla aynı olmadığı gibi, Hades de kötü ya da şeytansı değildi. Yunan mitolojisinde Hades, yalnızlığı seven ve yaşayanların dünyasına ilgi duymayan bir karakter olarak görünür. Tasvirlerinde genellikle elinde, ölüleri yaşayanların dünyasından ayrı bir yerde kilitli tutan tanrı konumunu belirten bir anahtar tutar. Poseidon gibi, Hades de atlarla ilişkilendirilmiştir; bazı mitler atları Poseidon’un değil Hades’in yarattığını söyler.


Hades


Kız Kardeşler

Zeus’un kız kardeşleri kuraya katılmamışlardı ama onların da kendi güçleri vardı. Hera, Hestia ve Demeter tarafından yönetilen diyarlar, düzenli bir evren için vazgeçilmezdi.

Hera

Hera, Yunan tanrıçalarının en büyüğüydü. Zeus’un kız kardeşi ve karısı olarak, göklerin de kraliçesi konumundaydı. Kıskanç ve intikamcı olan Hera’nın, çabuk parlayan bir öfkesi ve korkutucu bir ihtirası vardı. Eşlerin koruyucusu, evliliğin savunucusu ve doğumun tanrıçasıydı. Tasvirleri onun kraliçe endamını vurgulardı: Uzun boylu ve görkemli görünür, elinde de bir kraliyet asası taşırdı. Ona eşlik eden kuş, bir tavus kuşuydu.


Hera


Hestia

Aile ocağının ve yuvanın tanrıçası Hestia, günümüze kadar ulaşan mitlerin çoğunda yer almaz. Yine de, Antik Çağ’da her ev halkının onu kutsal kabul ettiği ve ona taptığı düşünülür. Hestia, bekâret ile ilişkilendirilirdi.


Hestia


Demeter

Demeter’in adı “Toprak Ana” anlamındadır. Ancak, onu Gaia ile karıştırmamak gerekir. Gaia toprağın kendisiydi. Onun torunu olan Demeter ise topraktan alınan ürünler, verimlilik ve tarım üzerinde hâkimiyet sahibiydi. Demeter, toprağa yakın olmayı çok severdi. Kız kardeşi Hestia Olimpos Dağı’nı asla terk etmemesine karşın, Demeter orada nadiren kalırdı ve zamanının çoğunu Dünya’da, toprağın üzerinde geçirirdi. Demeter genellikle oturur halde resmedilir ve tasvirlerinde de elinde bir meşale ya da ekin tomarı tutar. Kuşu turna, hayvanı ise yılandır.


Demeter


Diğer Olimposlular

Orijinal Olimposlular bu altı tanrı ve tanrıçaydı ama onlar öykünün yalnızca yarısıydı. Toplamda on iki büyük Olimposlu vardı, her biri evrenin düzeninin korunmasında önemli bir rol oynuyordu. Bu kısımda, diğer altılıyı tanıyacaksınız.

Ares

Savaş tanrısı olan Ares, mücadele etmek ve kan dökmek için yaşardı, insanların birbirleriyle mücadele etmesinden de büyük haz duyardı. Birçok şiir ve mitte Ares’in sözü geçer. Sparta’da ona tapılırdı, özellikle de her savaşın öncesinde. Ares’in tasvirleri onu bir zırh ve miğfer giymiş, elinde de bir mızrak, kılıç ve kalkan taşırken gösterir. Özdeşleştirildiği hayvanlar köpek ve akbabadır. Ares, savaş tanrısı olmasına karşın, her zaman zafer kazanan taraf değildi. Aslında, mitler boyunca birçok savaşta yenilmişti.


Ares


Athena

Bilgelik tanrıçası Athena, hem ölümlüler hem de ölümsüzlerden aynı derecede saygı görürdü. Aynı zamanda savaş, el sanatları ve yetenek tanrıçasıydı. Ancak, Ares’in aksine, Athena kana susamış değildi. Savaştansa, barışı yeğlerdi. Yine de, her savaşa girdiğinde, savaş alanına hakim olan eşsiz bir strateji uzmanı olduğunu kanıtlardı. Athena genellikle bir zırh, bir miğfer ve aegis giymiş olarak resmedilir. Elinde bir mızrak ve bir kalkan taşır. Bilgeliğin simgesi olan baykuş ile özdeşieştirilir ve genelde omzuna bir baykuş konmuş halde tasvir edilir.


Athena


Aegis Nedir?

Athena’nın kalkanı ya da göğüs zırhı olan aegis’in, Olimpos Dağı’nın demir ustası Hephaistos tarafından yapıldığı söylenir. Hephaistos, Gorgon Medusa’nın kesilmiş başını aegis’e katmıştır. Medusa’nın korkutucu bakışı insanları taşa çevirdiği için, aegis de düşmanları korkudan felç eden, etkili bir silah haline gelmiştir. Aegis sözcüğü, günümüz İngilizcesine de girmiştir; “koruma” ya da “destek” anlamına gelir.

Artemis

Artemis, av tanrıçası olduğu için, av takip etmenin heyecanı dışında bir şeye pek ilgi göstermezdi. Bir Nympha çetesiyle birlikte dağlarda gezinir ve hayvanları (bazen de erkekleri) avlardı. Öncelikli işi avcılık olsa da, Artemis aynı zamanda çocukların, yaban hayvanlarının ve güçsüzlerin koruyucusuydu. Efsaneye göre okları acı çektirmeden, bir anda öldürebilirdi. Yine de, onun ters tarafını görmek istemezdiniz. Artemis zaman zaman kin güden ve intikam alan bir tanrıça da olabiliyordu.


Artemis


Artemis, tasvirlerinde genellikle en sevdiği silahı taşırken resmedilir: ok ve yay. Bazı mitler onu, hem avladığı hem de koruduğu hayvanlar kadar yabani olan bir kız çocuğu -sonsuz gençliğe sahip bir bakire- şeklinde betimler. Tüm yabani hayvanlar onun egemenlik alanına girdiği için, özellikle tek bir hayvanla özdeşleştirilmez ama genellikle erkek geyik ya da bir av köpeğiyle birlikte tasvir edilir.

İkiz Kardeşler

Eğer Hera amacına ulaşmış olsaydı, Artemis ve erkek kardeşi Apollon asla doğmamış olacaktı. Zeus, Leto ile bir aşk macerası yaşadığında, Hera bu birliktelikten bir çocuk doğmaması için elinden geleni yapmaya kararlıydı. Ancak, Leto Artemis’ten kaçmayı başardı ve doğum yaptı, ilk önce Artemis’i doğurdu. Yeni doğan Artemis dokuz gün boyunca yoğun doğum ağrısı çeken annesine yardım etti, bunun sonucunda Apollon doğdu. Anneleri kendileri için çok fazla acı çekmesi nedeniyle Artemis ve Apollon onun ateşli birer koruyucusu oldu.

Apollon

Artemis’in ikiz erkek kardeşi olan Apollon, okçuluk, müzik ve şiir tanrısıdır. Kız kardeşi yalnızca avlanmak için yaşarken, Apollon eli her işe yatkın olan ve birçok farklı şeyden keyif alan bir tanrıdır. Bazen koyunları ya da inekleri güden bir çoban iken; bazen de çok yetenekli bir müzisyen olabilir. Apollon kâhinlik ve tedavi konularında da önemli bir tanrıdır. Hem hasta edebilme hem de iyileştirebilme yeteneğine sahiptir.


Apollon


Apollon çok sayıda sanatla uğraştığı için, tek bir tasviri bulunmamaktadır. Onu lirini çalarken, ok atarken ya da bir savaş arabası sürerken görebilirsiniz. Yine de, Apollon’un tüm tasvirlerinde ortak olan tek şey, kusursuz sayılan olağanüstü güzelliğidir. Apollon birçok farklı hayvanla -kurt, geyik, yunus, karga, akbaba ve kuğu- ve defne ağacıyla özdeşleştirilir.

Hermes

Hermes ticaret, yolculuk ve sporculuk tanrısıydı. İnsanlara şans getirir, yolculara ve tüccarlara rehberlik eder, hırsızlara ve dolandırıcılara koruyuculuk yapardı. Çevikliği ve atletikliği ile ün yapmış olan Hermes, son derece aktif bir tanrıydı. Yeraltı’na girebilen ve orayı terk edebilen birkaç tanrıdan biriydi. Ancak, büyük olasılıkla en bilindik görevi tanrıların haberciliğini yapmasıdır.


Hermes


Hermes genelde, çabukluğunu (ki bir haberci için iyi bir özelliktir) temsil eden kanatlı bir şapka ve kanatlı sandaletler giymiş olarak resmedilir. Bazen de altından bir elçi değneği ya da üzerinde iki yılan başı bulunan bir asa taşıdığı görülür. Hermes zarar verici de olabilen bir üçkâğıtçıydı ama aynı zamanda iyilik dolu bir kalbi vardı.

Aphrodite

Hemen herkes, aşk tanrıçası Aphrodite adını duymuştur. (Onu Romalılar tarafından verilmiş olan Venüs adıyla da biliyor olabilirsiniz.) Bazı mitlerde Aphrodite tuhaf, hatta biraz da saçma bir karakter olarak sunulurken; bazılarında da diğer Olimposlular kadar saygı gören, cömert ve iyiliksever bir tanrıça olarak betimlenir. Karakteri nasıl olursa olsun, Aphrodite her zaman şehvet dolu olmuştur.


Aphrodite ve Adonis


Aphrodite çok güzeldi, tatlı ve baştan çıkarıcı bir gülümsemesi vardı. Onunla ilgili mitlerde, neredeyse her zaman aşk maceraları vardır; ya kendisi bir aşk macerası yaşıyordur ya da başkalarının maceralarına karışıyordur. Aphrodite kumru ile özdeşleştirilmişti, bitkileri de gül ve mersin ağacıydı.

Hephaistos

Hephaistos, Aphrodite’in kocasıydı. Aşk tanrıçasının yakışıklı ve çekici bir adamla evlenmiş olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak, Olimposlularda durum böyle değildi. Hatta Zeus ve Hera’nın oğulları olan Hephaistos, çirkinliği ve sakatlıkları nedeniyle, doğar doğmaz cennetten atılmıştı. Ateşin, demirciliğin, zanaatçılığın ve metal işçiliğinin tanrısı olan Hephaistos, tanrılar ve tanrıçalar için muhteşem saraylar inşa etti ve ayrıcalıklı gördüklerine de zırh yaptı. Yetenekli bir zanaatkâr olduğu için, inşa edemeyeceği şey yok gibiydi. Hephaistos, atölyeleri olduğu kabul edilen yanardağlarla ilişkilendirilirdi.


Hephaistos


Bazı mitlere göre, Hephaistos hiçbir sakatlığı olmadan, sağlıklı bir şekilde doğmuştu. Hephaistos, Zeus’la yaşadıkları bir anlaşmazlıkta Hera’nın tarafını tuttu. Sinirlenen Zeus, onu göklerden aşağıya attı. Hephaistos dokuz gün boyunca düşerek, sonunda bir adaya indi. Çok yumuşak olmayan bu düşüş onu sakat bıraktı.

Dionysos

Dionysos asmaların, şarabın ve içkili cümbüşlerin tanrısıydı. Olimposluların çoğu ölümlüleri küçümserken, Dionysos ölümlü yandaşlarıyla doğrudan ilişki içindeydi. Onun dini festivalleri, genellikle kendinden geçme ayinlerine dönüşürdü. Dionysos’un insanlığa en büyük armağanı, bir süreliğine bile olsa insanın acılarım dindiren şarap oldu. Tüm tanrıların olabildiği gibi Dionysos’da bazen zalim olabiliyordu. Dionysos genellikle üzüm bağları, dans, müzik, şarap, delilik ve cinsellikle özdeşleştirilir.


Dionysos


Toplam on iki büyük Olimposlu olması gerekirken, bu bölümde on dört tanesinin anlatıldığını fark etmiş olabilirsiniz. Hayır, yanlış saymadınız. Dionysos’un zaman içinde mitolojiden kaybolup giden Hestia’nın yerini aldığı söylenir. Genellikle sayımın dışında tutulan diğer bir tanrı da Hades’tir. Onun diyarı Yeraltı idi, Olimpos Dağı’nı nadiren ziyaret ederdi. Bu nedenle de, büyük Olimposlu tanrılardan biri olarak kabul edilmez.

Kaynakça:
Dr. Nancy Conner – Her Yönüyle Klasik Mitoloji – Olimposlular.
BayMastor isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Paylaş

« Zülkarneyn | - »
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Büyük Taarruz’dan 95 yıl sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kah KanEmici Türkiyeden Haberler 0 30-08-17 21:17
Büyük Beyinler Atalarımızın Daha Büyük Bedenlere Sahip Olmasına Neden Oldu Mastor Makaleler ve Köşe Yazıları 0 01-05-16 13:45
Football Manager | 2019 Yılında Büyük Takımların Büyük Oyuncuları Stauffenberg Football Manager 0 23-05-14 17:55
Bıyık Türleri Bıyık İsimleri Bıyık Biçimleri aRMiNa Erkek Bakımı 1 22-08-13 13:31
Büyük sır aydınlandı! Aslında büyük firavun Ramses böyle öldürülmüş! Külkedisi Dünya Tarihi 1 19-12-12 15:26

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:38.
Forum Yazılımı ve Sürümü Site Bilgileri

Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2010 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Kuruluş Tarihi : 05.10.2010
Tasarım : ForumSal

 
  
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir."Şikayet" buradan bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.
Forum Forumlar Forum Sitesi Etiket Sitemap