ForumSal.Net

Üye Ol Forumsal Albümler Mesajlar Gruplar Chat Yönetim Radyo Twitter Facebook



Go Back   Forumsal.Net
ForumSal.Net & Genel
Kendi Çalışmalarınız
Kullanıcı Etiket Listesi


 
Seçenekler
Alt 15-Temmuz-2017, 01:04   #1 (permalink)
Standart Cin Günlükleri ( KÂĞIT TOPLAYICISI )


Cin Günlükleri ( KÂĞIT TOPLAYICISI )
1.Gece
Tekerlerin gıcırtısını azaltsa da istediği kadar azaltamamıştı yaşlı adam...
“Yine de olduğu kadar” deyip harekete geçmişti kâğıt toplayıcısı. 18 yıldır bu metropolün binlerce kâğıt toplayıcılarından biriydi o… Uzun zaman önceydi karısının iki çocuğuyla birlikte evi terk edişi ve uzun zaman önceydi o günden beri yarım kalışı.
“Kötü bir adam değildim aslında” diye geçirdi içinden ihtiyar…
Evet kötü biri değildi o, ama iyi olmak aileyi bir arada tutmaya yetmiyordu işte. Sorumluluklarını taşıyamaması bir yana alkol sorunu da işin içine eklenince karısını durdurabilmek mümkün olmamıştı.
“Kaç sene oldu çocuklarımı görmeyeli?” Hatırlamaya çalıştı ama hatırlayamadı. Onları en son gizlice gördüğünü hayal meyal hatırlıyordu sanki.
“Lanet olası tekerler” hâlâ gıcırdıyorlardı. Biraz daha ilerledi ihtiyar ve sonunda şehrin merkezi bölgesini az geçince her zaman durduğu köşede beklemeye başladı. Çok beklemeyecekti biliyordu.
Nitekim beklenen misafir gözükmüştü bile… “Kara”… Kara tipik bir sokak köpeğiydi. Tıpkı o da kendisi gibi yaşlı ve düzenliydi. İhtiyar hemen her gece birde yola çıkar, yolunun üzerinde ki tüm çöp konteynerlerini dolaşır, caddeleri arşınlar, boş mekânları kollar ve bulabildiği ne kadar kâğıt atık varsa toplardı. Arada şişeleri ve daha başka ilginç materyalleri de bulursa almamazlık etmezdi. Köpeği Kara’da her gece onunla tam bu saatte bu köşebaşında buluşurdu. Simsiyah renginden ötürü “Kara” demişti ona. Kolay düşünürdü yaşlı adam ve kolay yaşardı. Çokları için kâğıt toplayıcılığı acınası bir meslek gibi gözükse de onun için gayet yeterli bir ekmek kapısıydı. Kimi zaman günlük kazancı altmış lirayı bulabiliyordu.
Kara yaşlı adamın yanına varınca ihtiyar torbasından çıkardığı ıslak ekmek parçalarını ve biraz da kemiği köpeğin önüne bıraktı. Köpek ona sanki teşekkür edercesine hafif bir iniltiyle karşılık verip önünde ki yemekleri yemeye başlamıştı bile. İlginç bir köpekti Kara. Her gece onunla burada bu saatte buluşur beraber kâğıt toplarlar ve sonra yine tam burada ayrılırlardı. Kara onunla yaşamıyordu. Birkaç kez onu evine götürmeye çalışmışsa da köpek her defasında elinden kurtulup kayıplara karışmış ve ertesi gece yine burada onun yanına gelmişti. Sonunda yaşlı adam onu evine götürme çabalarından vazgeçmişti. O Kara’nın sahibi değil ama Kara onun iş arkadaşı olmuştu bir nevi…
Köpek yemeğini bitirdikten sonra işe koyuldular. İhtiyar diğer çekçekçilerden daha geç işe başlıyor ve sabaha kadar süren bir mesai ile işini tamamlıyordu. Sanılanın aksine gece yarısı çalışmak hem daha güvenli hem de bereketli olabiliyordu. Gerek gece devriyesinde ki polisler gerekse o saatlerde açık olan esnaf için “Kâğıtçı dayıydı” o…
Alçak bir sesle türkü söylerken bir yandan hemen önünden sallanan kuyruğuyla yürüyen Kara bu basit hayatının özetiydi aslında. “Ekmeğimi çöpten dostumu hayvandan bulurum”
Düşüncelerinden sıyrılmasına sebep olan yere geldiğinde omuzladığı arabasını durdurdu toplayıcı. Onunla birlikte Kara’da durmuştu. Karşı caddede ki temeli atılmış ama inşaası devam etmemiş olan harabe yapıya baktılar bir müddet. Bodrum katından ibaret olan bu taş yapı her nedense tamamlanmamıştı. İhtiyar yıllardır buranın neden böyle kaldığını hiç bilemiyordu. Sadece iki kez inşaatın bodrumuna inmişti. Orada atılmış boş şişeler ve çokça kâğıt karton bulunmaktaydı ama bir şey daha vardı sanki ve o her neyse ihtiyar için üçüncü kez oraya inme düşüncesini ortadan kaldırmıştı. Düz bir adamdı toplayıcı ve çoğu insana göre korkusuz bile sayılabilirdi ama içgüdülerini de dinlerdi. Hissettiği her neyse o temele bir daha inmemesi gerektiğini hissetmişti. Bir daha da inmemişti oraya zaten. Kara’nın kısa bir havlaması ile dikkatini tekrar önüne veren toplayıcı yoluna devam etti. Hedefinde gecekondu mahallesinin hemen arkasında ki boş arsa vardı. Orada ki konteynerler genelde hep dolu olurdu ve pek çok kâğıt toplayıcısı o kısma pek gitmezlerdi. Sonunda konteynerlerin yanına geldiğinde bir ses duydu ansızın. Kedi ya da fare olabileceği ihtimali ile her zaman yanında taşıdığı demir çubuğu çekçekinin gizli bölmesinden çıkardı. Konteynerin arkasına dolandığında yerdeki yılanı fark etmesiyle çubuğu tepesine indirmesi bir olmuştu ama yılan çevik bir hareketle konteynerin altına kaçmıştı. Bu arada Kara durmadan havlıyor yaşlı adamın etrafında dört dönüyordu. “Sus Kara!”
İhtiyar dikkatli hareketlerle çubuğu rastgele konteynerin altına sokup çıkarmaya bir yandan da sallamaya başlamıştı. Kara havlamaya ve adamın çevresi etrafında zıplamaya devam ediyordu. Sanki ihtiyarı oradan uzaklaştırmak istermiş gibi dikkatini çekmeye çalışıyordu ama yaşlı toplayıcı köpeği umursamıyordu. Derken yılanın başını konteyner tekerinin hemen yanından çıktığını fark eden ihtiyar kendisinden beklenmeyecek bir hızla demir çubuğu tekrar salladı. Bu kez hedefi tutturmuştu. Çubuk darbeleriyle başını ezdiği yaratığı yine çubuk yardımıyla konteynerin altından çıkardığında onun bir yılan olmadığını ama gördüğü en büyük kertenkele olduğunu anlamıştı yaşlı adam.
Kara havlamalarını azaltmış ama bırakmamıştı. Köpeğe doğru dönen adam ; “Bak şuna Karam hiç bu kadar büyük kertenkele görmüş müydün he?”
Kara hem havlıyor hem de hırlıyordu. “Al hadi ye istersen koçum” diyerek ölü kertenkeleyi köpeğin önüne attı ihtiyar. Köpek korkuyla geri çekilip daha önce ihtiyarın duymadığı garip sesler çıkararak karanlığın içine doğru koşturmaya başlamıştı. Arkasından seslense de ihtiyar az sonra köpeğini göremez olmuştu.
“Korktu herhâl” diye söylendi toplayıcı. İşine devam etti.
Tan yerinin ağarmasına iki saatten az bir vakit kala ihtiyar evine dönmüş topladığı atıkları ayırmakla meşguldür. İşlerini bitirince dolabında sakladığı votkadan bir bardak daha içmiş keyifle ayaklarını uzattığı kanepesinde otuzaltı ekran televizyonunu zumlamaya başlamıştı. Birazdan gün ağaracaktı ve o da ganimetlerini geri dönüşümcüye götürüp parasını alacaktı.
Karanlıkta uzandığı kanepesi üzerinde yudumlarken bardağını dış kapıdan gelen sesle irkildi hafifçe. Kapıyı açık mı bırakmıştı? Hayır kapattığından emindi. Yine de huzursuz olmuş ve kapıya gidip bakması gerektiğini düşünerek kalkmak istemişti ama kalkamamıştı. Yaşlı adam yattığı yerden kımıldayamıyordu. “Ne oluyor!” diye kendi kendine sorarken az önce duyduğu hışırtının daha yakınından geldiğini fark etti. Biri sanki ayaklarını sürte sürte holde ilerliyordu. İhtiyar bütün gücüyle kımıldamaya çalışsa da göz kapaklarını dahi oynatmaya muktedir olamamıştı. Ses şimdi daha da yakınındaydı ve sonunda sesi çıkartan şeyi odasının kapısında görünce içgüdüleri buz kesmişti adeta.
Kapının önünde yıllar önce kendisini terk eden karısı sanki hiç yaşlanmamış bir şekilde öylece duruyordu. Saçları dağınık ve üzerinde kırmızı bir tuniği vardı ama en çok dikkati çeken ise iki elinin arasında tuttuğu kaya parçasıydı. İhtiyar eşine seslenmek istediyse de dudaklarını kımıldatamamıştı. Kadın ayaklarını sürterek yaşlı adama doğru ilerledi. Kadının gözlerinde ki bakışta tanıdığı hiçbir şeye rastlayamamıştı yaşlı toplayıcı. Kafasından “Bu benim karım değil” diye geçirdi. Kadın taş parçasını havaya kaldırdı ve kaldırdığı anda fark etti ki kadının elinde tuttuğu bir taş değildi. Elinde tuttuğu şey ihtiyarın kendi kafasıydı. Kadın hiçbir şey söylemeden ihtiyarın kafasına kendi başını hızla indirdi ve ancak o an kâğıt toplayıcısı dehşetle haykırabildi. Kısa bir an için nerede olduğunu unuttu ama sonra lanet bir kâbustan uyandığını anladı yaşlı adam. Yattığı kanepeden düşmüş kendini yerde bulmuştu. “Ne ara uyudum ben?” diye söylendi ihtiyar. Gün ağarmıştı.
2.Gece
“Nerede kaldı bu köpek?” Neredeyse yarım saat olmuş ve Kara halâ buluşma yerine gelmemişti. Dün gece de garip davranmıştı zaten. Yaşlı kâğıt toplayıcısı daha fazla beklememeye karar verdi. Ya hastalandı ya da daha sonra gelir bulur beni diye düşünerek arabasını hareket ettirdi. Bu sabaha doğru gördüğü kâbus yüzünden gündüz uykusuna yatmaktan vazgeçmişti ve bu yüzden şimdi uykusu vardı ihtiyarın. “Bu gece çok dolaşmam” dedi kendine… Her zaman önünden geçtiği yarım bırakılmış inşaata yaklaştığında birden Kara’yı gördüğünü sandı. İnşaatın hemen önünde gördüğü köpek Kara mıydı? “Kara… Oğlum” diye seslendi köpeğe doğru. Köpek ona baktı ve sanki “Benim” dercesine boynunu hafifçe aşağıya doğru eğdi. Sonra inşaata doğru havlamaya başladı. İhtiyar köpeğine yetişmek için adımlarını hızlandırmışken Kara ansızın inşaatın içine doğru girdi.
Kâğıt toplayıcısı Kara’nın peşinden çok kısa bir tereddüt geçirse de köpeğin ardından inşaata girmekte tereddüt etmez. Bu lanet olası yer onu ürkütse de daha önce de buraya girmişti ve nasılsa yine çıkacağından emindi. “Kara neredesin oğlum? “ diye seslendi içeride… Ne sokak lambalarının çıplak kolonlara vuran cılız aydınlığı ne de ay ışığı yeteri kadar aydınlatmıyordu içerisini. Kara siyahtı ve gece de karanlıktı.
“Kara” tekrar tekrar seslendi ihtiyar. Sonra arkasından seslendi biri… “Buradayım”
Sesin geldiği yere döndüğünde karşısında Karayı öylece dikilmiş gördü. “ Nasıl yani! Konuşuyor mu?!” Köpek öylece durmuş gözlerini yaşlı kağıt toplayıcısına dikmiş bir vaziyette yerinden kıpırdamıyordu. İhtiyar adam sesinin titremesine mani olamadan tekrar seslendi; “Ka… Kara sen misin?”
Köpeğin cevabı hiç beklenmedik şekilde gerçekleşir. Yaşlı adamın üzerine doğru atılırken, vücudu ve kafası bir anda büyüyüp öne çıkan sivri dişleri sanki bir köpeğe değil de bir kaplana aitmiş görüntüsü verir ve en kötüsü gözlerinden çıkan alevler olur.
İhtiyar toplayıcı korku dolu bir çığlık atarak gerisin geriye hareketlenir ama hemen arkasında ki kolon boşluğunu görmez. Boşluk yaklaşık bir çocuğun içinden çıkamayacağı genişlik ve derinliktedir. Eğer yaşlı adam kolon boşluğuna saplı demir çubukların üzerine düşmese oradan çıkması pek zor olmayacaktı ama ihtiyar için o düşüş ölümcül bir düşüş olur. Çubukların üzerine sırt üstü düştüğü anda sırtından girip göğsünden çıkan üç adet demir çubuğun acısını ona bir an için unutturan tek şey çukurun başında dikili duran Kara olur.
İhtiyar acı ve şaşkınlık içinde inleyerek konuşur; “ Kara değilsin sen “
Köpek sanki ona sırıtmaktadır; “Sende pek akıllı değilsin ha insan? Ne cesaretle oğlumu öldürdün kahrolası”
“An… Anlamıyorum”
Köpek konuşmaya devam eder; “Dün gece kertenkele sanıp öldürdüğün benim oğlumdu. Bizden birini öldürmenin cezası da ölümdür”
Yaşlı adam anlamıştı. Köpek bizden biri dediği anda bizden ile kat ettiklerinin kimler olduğunu hemen anlamıştı; “ALLAH aşkına bilmiyordum. Ne olur yardım et”
“ Bilseydin lanet olası. Bilin diye size akıl verildi ya. Bahaneniz yok” diye kestirip attı köpek. Sonra yanında başka köpekler de belirmeye başladı. Hepsi de simsiyahtılar ve hepsi de ölmek üzere olan yaşlı adama sırıtarak bakıyorlardı.
Tıpkı rüyamda ki gibi diye düşündü ihtiyar. Yattığım yerde kımıldayamıyorum ve ölüyorum. ALLAH’ım bu da kâbus olsun ne olur uyanayım… Bunlar aklından geçen son düşüncelerdi. Yaşlı adam bir daha uyanamadı.
Cesedi ertesi gün bulunduğunda civar esnaftan çok az kişi onun ölümüyle ilgilendi. Asıl ilgilerini çeken ise yaşlı kâğıt toplayıcısının öldüğü gün beraber gezdiği köpeğinin de başka köpeklerce boğularak öldürülmesi olmuştu.
KaraBiber bunu beğendi.
BayEkSen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15-Temmuz-2017, 01:07   #2 (permalink)
Standart


@Emre konuyu yeni açtığım halde yeni mesajlar butonuna tıkladığımda gözükmüyor ..
BayEkSen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:24.
Forum Yazılımı ve Sürümü Site Bilgileri

Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2010 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Kuruluş Tarihi : 05.10.2010
Tasarım : ForumSal

 
  
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir."Şikayet" buradan bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.
Forum Forumlar Forum Sitesi Etiket Sitemap