ForumSal.Net

Üye Ol Forumsal Albümler Mesajlar Gruplar Chat Yönetim Radyo Twitter Facebook



Go Back   Forumsal.Net
Hayatın İçinden Güzel Sözler, Yazılar ve Mesajlar
Kullanıcı Etiket Listesi


 
Seçenekler
Alt 30-Kasım-2017, 00:01   #1 (permalink)
Icon230 Kitap Fısıltısı


Kitap Fısıltısı


Yırtarak geçiyor kalbimizden hayatı da törpüleyen zaman
Şuramızda birşey var acıya benzer,
umuda benzer


Böyle günlerde herşey hem acıya, hem umuda benzer …

gün ölümle başlatıyor hayatı
her şafak taze bir ölünün üstünde doğuyor
her sabah ölümü anlatıyor gazeteler
sol köşede ölümü kutsallaştıran bir fotoğraf
yeni bir cinayetin röntgenini çıkartıyor gövdeme
beynim sabırla keskin
iğdişliyor haber bültenlerini, yorumları, sahte ölüm ilanlarını
bizim ilanlarımız çoktan verilmiştir
gelirse de bilinir nerden ve nasıl
böyle ölümün yücedir adı
ha kanağacı canım, ha gelincik tarlası
çünki ölümün kanıdır besleyen
bir başka baharın tohumlarını
şuramızda birşey var
bizi onduran şey
acıya saran
umudu kuşatan

kalbim: kalbim mi desem
var kalbim: yaşayan ben
hayatla ölümle cinayetle
gazetelerde, radyolarda, eski üniversitelilerde
eski prof hocalarla
yaşayan ben: geç mi kaldık/kabul edemem
ah benim sevgili annem
oğlunda elbet yurtseverden
birgün bırakırda sizi yüzüstü
yüzüstü değil: elbette bizüstü
bırakır da: kötü sarmaşıkları, yaban güllerini
bırakır da: sekizyüzlük hırtları, şunları, bunları
giriverir senin sıcacık kucağına
yani hem sana karşı, hem senin için
giriverir o yanılmaz tarihçinin yaprağına
ölüm mü dedim annem
ölüm senin gibi güzel annelerin
senin gibi güzel çocuklar feda etmiş
o tarih atlasında
bir kırmızı gül olur ancak
koksun diye çocukların bahçesi

şuramızda, tam şuramızda
kanserli bir virüs gibi kanımıza karışsa da bizi yaşatan günler perişan

işte bir bir kırıyorlar dalıylan
yeryüzünün olgunlaşan meyvelerini
çünki biliyorlar vakit dar
oysa dalları kırılmayan ölür mü sonsuz ağaç
hayatı pekiştiren kökümüz var
dünyayı emeğe kazandırmak için
hayata ve ölüme sonsuz bir anlam veren
kanağacına sözümüz mü var

biz şimdi gidiyoruz gibi ya dostlar
birgün döneriz elbet
acısız, adsız

ölümsuyu sürünün
sürünün ölümsuyu
bir ölü bir dirinin kanıdır
besler hayatsuyu

şuramızda, tam şuramızda
tarihe nasıl anlatsam

ey anneleri korkutan
bizi yaşatan kan

günler perişan


Arkadaş Zekai Özger - Günler Perişan
EfRaSiYaB bunu beğendi.
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-Kasım-2017, 00:03   #2 (permalink)
Standart


''İstanbul gerçekten acaip bir şehir. Dünyada bu kadar sevilmiş bir şehir var mıdır?''

“ Ömrünün sonuna kadar hayatına hiçbir erkeği sokmadığı gibi özel odasını da hiçbir meraklı nazarın yağmasına sunmaz Piraye.. Hatıralarla yaşamanın mümkün olduğu ondan öğrenilebilir. Oysa Piraye, Nazım'dan ayrıldığında talipleri vardır. Azımsanır kısmetler değildir bunlar. Sadık, az üzücü, teselli verici. Teminatı muhakkak olan bir hayatı getirip Piraye'nin ayakları dibine sermeleri zor değildir. Temiz dürüst insanlardır. Onlar da Piraye'ye müstahak gibi görünmektedirler. Kabul etmez hiçbirini Piraye. Neden, diye sorulduğunda: ''Nazım'dan sonra kimi sevebilirim ki?'' der..“

Nazan Bekiroğlu - Cümle Kapısı
EfRaSiYaB bunu beğendi.
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-Kasım-2017, 00:06   #3 (permalink)
Standart


Çalınır kapı. Ardına kadar açılır kapı. Girer içeri sessizce yolcu. Geçiyordur. Uğramıştır. Kalır.

Bize hep ihanet eden dile rağmen bizi en iyi anlayacak olanı beklemiyor muyuz sürekli? Ve bizi en iyi anlayacak olanı bulduğumuzu zannettiğimiz her defasında yeni bir ihanete hoş geldin demiyor muyuz? Ve o her defasında yanlış kişi çıkmıyor mu? Hayret, sen, sen değilmişsin.

Nazan Bekiroğlu - Cümle Kapısı
EfRaSiYaB bunu beğendi.
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-Kasım-2017, 00:08   #4 (permalink)
Standart


''Buğday gibi toprağa inip ölmen gerek kalbim, titreme''…

Nikos Kazancakis
EfRaSiYaB bunu beğendi.
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-Kasım-2017, 00:09   #5 (permalink)
Standart




Sonra gittin.
Beyaz bir küf büyüdü evde, tersten yağan kar gibi.
Keşke dünya toz şekeri ile kaplı olsaydı.
Çocuk oldum sonra ağladım, yağmur bile beni ayıpladı.
Söz dedim, söz verdim.
Yüzüme bir daha çiçekli masa örtüleri sermeyeceğim.
Sokakta kuş ölüsü bulmuş çocuk gibi ağladım.
Söz dedim, söz verdim.
Yüzüme bir daha çiçekli masa örtüleri sermeyeceğim.
Sokakta kuş ölüsü bulmuş çocuk gibi ağladım.
Söz dedim, söz verdim.

Ruhumu gömdüğüm yer hâlâ belli.
Güneşi özledim, sonra seni
Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım

Didem Madak - Grapon Kağıtları
EfRaSiYaB bunu beğendi.
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-Kasım-2017, 09:53   #6 (permalink)
Standart


İtildiğim ve sığındığım yüzümden tek bir yanıt çıkar, tek bir ses… O ses der ki, bütün gece yargıladıkların aslında sensin…

Yaşamak ne ki, hem kendini, hem sevdiklerini durmaksızın kimsesiz bırakmak değil mi?..Yaşamak yüzünü onca yemine rağmen ortada bırakmak değil mi? Yaşamak her gittiğin yerde bıraktığın yüzleri kanayarak özlemek değil mi?..
Yaşamak, içindeki o sonsuz ve tesellisiz acının tesellisini bu hayatta aramak değil mi?... Bu hayatın ne yengisi, ne yenilgisi teselli etti beni… Ne zaman kazandım, ne zaman, artık kurtuldum, desem, daha derin bir boşluk açıldı önüme.. Bu hayatın kurallarıyla ne zaman çıksam yola, kazandıkça kaybettim, yükseldikçe alçaldım..

Cezmi Ersöz - Gözlerimden Çok Yaramı Sevdim
EfRaSiYaB bunu beğendi.
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-Kasım-2017, 09:57   #7 (permalink)
Standart


Acı acı gülümserim ve düşünür dururum…

''Sus Olric düşünüyorum.''
- Düşünmek ne haddinize efendim.
- Descartes düşündükçe var oluyor.

''O düşündükçe var olur, siz yok olursunuz Efendimiz.”

Oğuz Atay - Tutunamayanlar
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-Aralık-2017, 00:42   #8 (permalink)
Standart


Ceviz Ağacı Hikayesi / Nazım Hikmet

Nazım Hikmet, Gülhane parkındaki bir ceviz ağacının altında sevgilisi ile buluşmak üzere randevulaşır. Buluşacakları gün gülhane parkına gider ve ceviz ağacının altında beklemeye başlar, tam bu sırada polisler de orada devriyeye çıkmıştır. O dönemlerde Nazım Hikmet arananlar listesinde olduğu için polislerden gizlenmek durumunda kalır ve bu ceviz ağacına çıkar. Nazım Hikmet ağacın tepesindeyken biricik sevgilisi Piraye gelip her şeyden habersiz ceviz ağacının altında beklemeye başlar.Polislerden dolayı aşağıya seslenemez ve çaresiz çıkarır kalemi, kağıdı ceviz ağacının tepesinde şu siiri yazar;

Ceviz Ağacı

Başım köpük köpük bulut içim dışım deniz. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı"nda
Budak budak serham serham ihtiyar bir ceviz ne sen bunun farkındasın ne polis farkında
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı"nda. Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı"nda
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
Koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı"nda. Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında
Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var. Yüz bin elle dokunurum sana İstanbul"a
Yapraklarım gözlerimdir şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni İstanbul''u

Yüz bin yürek gibi çarpar çarpar yapraklarım
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı"nda
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında

Nazım Hikmet / Piraye /Ceviz Ağacı
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-Aralık-2017, 00:47   #9 (permalink)
Standart


https://www.youtube.com/watch?v=QbM1VxYE7Fc

''Ben sevdamı beyaz gelincik tarlasında kır uykusuna yatırdım.''

Ben umutlarımı bir cam kavanozun içinde biriktiriyorum,
Rüzgâra savrulup gitmesinler diye, kimseler kırıp, dökmesin diye.
Dikkat et aşk! Kavanozu kıran sen olma.
Ben hayallerimi gece gülün yaprağına düşen çiğ damlasına emanet ediyorum..
Dikkat et aşk! Güneş olup hayallerimi kurutma.


E. Öztürk
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-Aralık-2017, 19:17   #10 (permalink)
Standart


Elveda Asya, elveda selvi boylum, al yazmalım, elveda bitmemiş türküm benim

''Sonunda coşkun dere durulur, yapraklar kurur dökülür, yağmur diner, güneş çıkardı.''

Selvi Boylum Al Yazmalım
BayanAbaris isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


hd porno brazzers porno
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:08.
Forum Yazılımı ve Sürümü Site Bilgileri

Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2010 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Kuruluş Tarihi : 05.10.2010
Tasarım : ForumSal

 
  
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir."Şikayet" buradan bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.
Forum Forumlar Forum Sitesi Etiket Sitemap astropay bozdurma