ForumSal.Net

Üye Ol Forumsal Albümler Mesajlar Gruplar Chat Yönetim Radyo Twitter Facebook



Go Back   Forumsal.Net
ForumSal.Net & Genel
Üyelere Özel Günlüğünüz

 
Seçenekler
Alt 25-Ağustos-2015, 12:28   #1 (permalink)
Standart OzurDilerim Sevdiğim İçin


OzurDilerim Sevdiğim İçin
Yapraklarım Döküldü Pelin, Soldum

Arkadaşlarınla beraber oturuyordunuz bir masada. Ve ben o an o cafenin önündeki kaldırımdan geçen bir kişiydim sadece. İlk geçerken farketmemiştimde seni. İşlerimi halledip geri dönerken gözüme parıldamıştın bir anda. Girmiştim cafeye size yakın olan bir masaya oturmuş ve bir türk kahvesi istemiştim sade, yanında elmalı sodayla. Ara ara göz göze geliyorduk ancak hiç yüz vermeyen tavrın yüzünden yaklaşmıyordum yanına dahi. Bir kağıt kalem istemiştim çalışandan. Ve karalamıştım bir kaç satır kağıda.

Hayatın akışı parıltınla beni bu cafeye getirdi. Hiç farketmemene sebep olan bir masaya oturttu. Bakışlarımın boşluğa düşmesi sonucu sessizliğe gömdü. Ve benim bu satırları yazarak, kalkıp gitmeme neden oldu. Teşekkürler bu ufak anı için...

Satırlardan sonra masadan kalkıp yanınıza gelmiştim. Arkadaşının sözünü keserek. Kusura bakmayın sözünüzü kesiyorum diyerek sana kağıdı uzatmış, özür dileyerek yanınızdan ayrılmıştım.

Sonra üç ay sonra karşılaşmıştık bir etkinlikte. Ne tesadüfki yan yana oturuyorduk bu sefer. Kafayı çevirdiğimde ilk gülmüştün. Peşine hayatın akışı bizi karşılaştırdı herhalde demiştin. Küçük bir tebessümle hayat bu her rengi barındırır. Kimi zaman kara, kimi zaman beyaz, kimi zaman farklı bir renk bırakır. sözlerimin üzerine adımı sormuştun. Konuşmandan ses tonundan hareketlerin ve yaklaşımından olgunluğun okunuyordu. Tahminimce öğretmendin. Mustafa öğretmenim demiştim. Gülmüştün. Öğretmen değilim demiştin. Memnun oldum demiştim. Ve üstüne bana çok kaba olduğumu söylemiştin. Neden diye sorduğumda hiç adımı sormadığını iletmiştin. Korkuyorum sözümün üzerine bir neden sorusuda senden gelmişti. Kalbimden adını atamıyacağımından korktuğum için sormadım, parmağınızdaki yüzüğe bakılırsada sormamam gerek demiştim. Ve kalkmıştım yanınızdan çekip gitmiştim. Açıklama fırsatı yada bir laf bile söylemene izin vermeden. Ancak giderken yüzüğü cebinize koyduğunuzu gördüğümde biraz daha uzaklaşmıştım sizden.

Aradan bir yıl geçtikten sonra izmirde karşılaşmıştık tekrardan. Karşıma geçip Merhaba Mustafa demiştin. Yanında bir erkek vardı. Ve o erkekte o Mustafa bumu diye sormuştu sana. Evet demiştin. Sonra ondan müsade isteyip bir yere oturmamızı önermiştin. Peki diyerek rahat konuşabileceğimiz bir yere geçmiştik. Kendin bir sütlü kahve söylemiş, benim içinde türk kahvesi sade yanında elmalı soda demiştin. Gülmüştüm. Sana hayatımdan küçük bir parça anlatacam bölmeden dinlemeni istesem dinlermisin diye sormuştun? Peşine senin için anlatmak bu kadar önemlimi dediğimde evet demiştin. Ve dinliyorum demiştim sana.

Adım Pelin. Şundan Altı yıl önce nişanlımı kaybettim. Şehit oldu. Onun ölümünün üzerinden bir yıl geçtikten sonra kanser oldum. Şu anda hala kanserim. İzmirliyim. Gördüğüm rüya sonucu Samsuna geldim. Rüyamda Nişanlım Samsunda sahilde beni bekliyordu. Bunun için kalkıp samsuna gelmiştim arkadaşlarımla. Sahilde dolandıktan sonra oturmuştuk bir cafeye. Ve hayatım boyunca hiç yaşamadığım bir şekilde yanımıza gelip bana uzattığın kağıtlada şaşırmıştım. Ancak o gün Samsunda yaşadığım herşey aklımda olduğundan sözde dahil hepsi aklımda kalıyordu. Bir seminer için Samsuna gelmemiz gerektiğinde seninle aynı etkinlikte olmamda ayrı bir olaydı. Sözünü keserek sonuca gel demiştim. Biraz hevesin kaçmış şekilde sonuç olarak. Bana yaşattığın o anlar için hiç teşekkür edemedim. Teşekkür ederim demiştin. Güldüm. Gülmeme biraz bozulmuştun.

Numaralarımızı almıştık ve kalkıp gitmiştik biraz daha muhabbetin peşine. Aradan biraz daha vakit geçtiğinde aramıştın beni. Nasıl olduğumu sormuştun bende iyiyim iki hafta sonra İzmire geçecem. Oralardamısın demiştim. Evet geldiğnide haber ver görüşürüz. Tamam demiştim. İşlerimi bahane ederek telefonu kapamıştım. Bir ajanda alıp şiirlerle, yazılarla doldurup peşine karşılaştığımız anların kara kalem resmini çizmiştim. Yanıma o ajandayıda alarak İzmire gelmiştim. Durumun iyi demene rağmen biraz daha solgundu yüzün. Yanında bu sefer annen vardı. Annenle birlikte bir yerde oturmuştuk konuşuyorduk. Aynı tepki aslında annendede vardı. Mustafa bumu diye. Gözlerindeki gülümsemeyle ve yine aynı cevap evet. Ajandayı sana vermiş ve müsade istemiştim. Gece iki gibi beni aramış. Ve evet demiştin. Evet seni sevebilirim. Teşekkür etmiştim ve bir dahaki sefere görüşmemizin daha farklı olacağını belirterek yarın sabah erkenden Samsuna döneceğimi söylemiştim. Biraz buruk bir sesle tamam bekliyor olacağım demiştin ve kapamıştık telefonu. Ondan sonra uzun bir süre arada bir konuşarak vakit geçiyordu. Gelmem zorlaştığı için ara bayağı uzamıştı. Sonrasında konuşmalarımız tamamen kesilmişti.

Bir gün bilmediğim bir numara aramış ve Mustafaylamı görüşüyorum diye sormuştu. Evet demiştim. Ben Pelinin arkadaşıyım, size bir kargo gönderecektim adres almak istiyorumda demişti. Adres vermiştim ve peşine Pelin niye aramadı diye sorduğumda. Pelin bugün Vefat etti. Başın saolsun diyip telefonu kapamıştı. İçime bir burukluk gelmiş, sesim kesilmişti. Bir kaç gün sonrada kargo gelmişti. Açtığımda bir cd vardı içinde. Cdyi koyup dinlemeye başladığımda. Gönderdiğim yazıları Pelin kendi sesiyle okuyor. En sonundada bana bir yazıyla yanıt veriyordu. Göz yaşlarımı tutamamış uzun bir süre ağlamıştım. Sonra kendimi toplayarak Teşekkürler Pelin diyerek gökyüzüne baktım...

Mustafa KURT
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-Ağustos-2015, 12:31   #2 (permalink)
Standart


Hayırlı olsun günlüğün (:
TaşkınKoruma bunu beğendi.
Bayan Fındık Kurdu isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-Ağustos-2015, 12:33   #3 (permalink)
Standart


Alıntı:
Ev Kuşu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hayırlı olsun günlüğün (:
Teşekkür ederim Ev Kuşu
Fındık Kurdu bunu beğendi.
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-Ağustos-2015, 12:37   #4 (permalink)
Standart


Yüzümde Bir İki Sahte Gülücük

Hiç istemiyordum aslında senden bu şekilde kaçmak yokluğuna alışabileceğimi düşünüp gitmek çok büyük hataydı belkide. Affedilir birşeydi belki kaldırabileceğim ve izin vereceğim şeylerdi belkide yaptıkların. ancak korkmuştum seni bir başkasının kollarında bulmaktan o kadar korkmuştumki sırf bu yüzden izin vermemiştim çoğu şeye. Belki vermeliydim güvenmeliydim açmalıydım güven kapılarını sonuna kadar sana. Lanet olsun yapamadım bunu ama.Korkuma yenik düşmüş seni bir başkasının kollarına gideceğin bir yolda izin vermemiştim ve kısıtlamalar yüzünden üzüldüğünü farkedince çekip gitmiştim. Halbuki gitmemi yine istememiş üzülmene rağmen yanımda olmak istemiştin. Yapamamıştım maalesef yapamadım. Seni o kadar üzerken yanında durup o halini izleyemedim. Benim yüzümden suratının üzülmesini görmeye dayanamadım ve uzun bir gidişe yol aldım. Ayrıldık ve bitirdim.

Ayrıldığımız ilk zamanlarda her ne kadar görmediğimi sansanda her benim için ağladığında yanındaydım gözlerinin yaşını silemesemde seni o halde her gördüğümde bende aynı acılara mahkum olmuştum. Ancak hayatında olmam hayatında durmam beni bu şekilde çekemiyeceğini bildiğimden dolayı o gözyaşların belki durur umuduyla sesimi çıkarmadan beni unutmanı izledim. Bir ay iki ay geçti ve yüzün bir kez olsun gülmedi bu iki ay sürede. Okula erkenden gelip sınıfa geçip millet gelene kadar ağlıyordun ve ben dışardan camdan senin ağlamanı izliyor yanına gelip ağlamanı dindirmek ne kadar istesemde kendimi zor tutup yerimde duruyordum. Yurda gittiğinde odanda her gece camdan bakıp dalgın dalgın dışarıyı izlerken gözyaşlarını camın arkasından görüyordum. Her gece yurda çıkıp bir çalılığın arkasında senin o halini izliyor telefonla arayıp ağlama demek istesemde diyemiyordum. Sende sanki beni duyuyormuş gibi telefonuna bakıp benim aramamı bekliyomuş gibi davranıyordun.Beni unutman iki ayını aldı bu iki ay sürede tamamen beni unutana kadar hayatına girmek istiyen herkesi senden uzaklaştırdım bir boşuğa düşüp yanlış karar vermemen için sana yaklaşan her erkeği senden uzaklaştırdım. O yüzden o süre boyunca kimse yanına gelip konuşamadı. Ve iki ay sonunda yüzünü gülerken gördüğüm an seni takip edip korumayı bıraktım.Ve bıraktığım günün ertesi günü yeni bir ilişkiye başladın.Senin yüzünü her gülerken gördüğümde mutlu oldum sevindim. Arada bazen gördüğümde seni o yüzden bu kadar mutlu olabiliyorum.


Yıllar geçti ilişkimizden ve kalbimi dolduracak birini aramadım belkide beni gerçekten senin kadar sevecek birini bulamıyacağımı düşündüğümden kimseye bir şans tanımadım. Kimi zaman içimde bir hevesle bir aşk isteyip dışarı çıktığımda ve ne kadar aşık olacağım aday varsa hep bir bahane bulup uzaklaşmayı tercih ettim. Ve gördümki ben aşka şuan için hazır değilim. Artık yaşta aldı başını gidiyor zaman hızla geçiyor. Ve deneme yanılma yöntemiyle zaman geçirecek vaktim kalmadı. Titiz detaylara dikkat ederek hiçbir pürüze takılmadan ömrümün sonuna kadar yanımda olacak sonsuzluğa giden bir yolda bana eşlik edecek birini aramaya başladım. Ancak sessiz ve usulce sakin ve dikkatli. Sen bilirsin nelere dikkat ettiğimi her zaman o yüzden derdin bu özelliklerde bu kadar detaylı birini bulman bu hayatta zor diye belki bende bu lafını kabullenip uzaklaşıyorum gün geçtikçe aşktan sevgiden. bir hevesle istediğim aşkı bir anda geri çevirebiliyorum bu yüzden belkide.Ve ben gün geçtikçe ölüyorum sessizce. Yüzümde bir iki sahte gülücükle....

Mustafa KURT
Fındık Kurdu ve Özlem bunu beğendi.
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-Ağustos-2015, 12:39   #5 (permalink)
Standart


Sadece dinliyorum

Şimdi şuanda çok uzaklardan hayatın sessizliğini dinliyorum. Evet doğru duydun hayatın sessizliğini. Hani şu birbirimize söyleyemediğimiz sözleri gördüğümüzde iletemediğimiz mesajları masum gülücükleri tatlı öpücükleri . Sarıldığımda titreyen bedenimi uyurken kulağına söylediğim şarkıları. Yanımda yatarken saçlarını okşayışını. Yemeğe gittiğimizde ettiğimiz muhabbetleri gözlerime baktığında yüzünde beliren tatlı gülücükleri. Ve ağzından çıkan o tatlı aşkımmmm lafını. Bir o kadar çocuksu bir o kadar heyecanlı bir o kadar sessiz. Sana aldığım çiçeklerin kokusunu dinliyorum senin için giydiğim takım elbisenin rahatsızlık verse bile sen mutlu olduğun için o an hissettiğim duyguları dinliyorum şuan. Beraber çekindiğimiz resimlere bakıp verdiğimiz pozları dinliyorum. Sessiz ve soğuk kalbimi ısıtan o aşkı dinliyorum. Gece seni uyandırdığımda bana surat yapışını dinliyorum. Gecenin dördünce sen uyurken sana hazırladığım yemeği yemen için kaldırdığımda istemiyorum diyişini dinliyorum ve peşine ben yerken gelip oturup bana bakıp gülüşünü dinliyorum.Sana aldığım yüzüğü bulmak için kaç yer dolandığımı ve boşyere o kadar uğraştığımı dinliyorum. Kardeşine beni anlatışını ve kardeşinin beni gördüğünde duydugu sevgiyi dinliyorum.Dünyanın en tatlı kızıyla geçirdiğim beraberliğimizi dinliyorum.Bazen bu dinlemeler gözümden yaş akmasına sebep olsada yüreğime acı versede senle yaşadığım her anı defalarca dinliyorum. Uzun uzun düşünüp sitemkar gülücüklerin üstüne hüzün kaplı gözümden akan gözyaşlarını dinliyorum ve o kadar yoruldumki yavaş yavaş yatağa uzanıyorum. Sessiz hıçkırıklarla akan gözyaşlarıma aldırış etmeden gözlerimi kapatıp dinlemeye devam ediyorum. Ve inan bir ses bile çıkaramıyor bir cümle bile kuramadan susuyorum ve susmaya devam ediyorum....

Mustafa KURT
Fındık Kurdu ve Özlem bunu beğendi.
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 25-Ağustos-2015, 19:43   #6 (permalink)
Standart


YEDİ YILLIK EMEĞİM



Seninle büyük bir yola çıkmak için söz verdiğimizde daha orta okula gidiyorduk. ve birbirimize bir ömür boyunca beraber olacağımıza dair söz vermiştik.bu büyük sözle başlamıştı aşkımız. daha çocuktuk hiç birşeyi bilmiyorduk, ama yan yana olduğumuzda ikimizde huzurlu ikimizde mutluyduk. Derken liseye geldik aynı lisede aynı sınıfta okumaya devam ettik. beraberliğimiz ve verdiğimiz söze sonuna kadar sadıktık. her zaman yan yana her zaman beraberdik. taki siz Balıkesir'e taşınana kadar. Balıkesir'e taşınmıştınız ve içimde bir burukluk olmuştu. Sevgimizi uzakta nasıl sürdürürüz dediğimde sana orada da sadık olurum ben demiştin. Bir yıl görüşememiştik Telefon la konuşuyorduk sadece.Doğum gününden üç Gün önce sana sürpriz yapmak için Balıkesir'e bilet almıştım. Arabaya bindim ve hiç bilmediğim Balıkesir sokaklarında buldum kendimi.

Karnım iyice acıkmıştı.Açlığımı biraz olsun dindirmek için sesini duymak istedim ve seni aradım. Sende evdeyim oturuyorum demiştin sürprizi bozmamak için yerimi söylememiştim.Sonra telefonu kapadık güzel bir lokanta gözüme batmıştı.Lokantaya yaklaştığımda öyle bir şey dikkatimi çekmişti ki sana o kadar çok benzeyen bir kız vardı ki,hemen seni aradım.Tesadüf ya seni aradığımda oda telefona bakıyordu.Neredesin dedim evdeyim demiştin. Peki gelen müzik ne dediğimde evden çalıyorum demiştin.Tesadüf ya lokantadaki müzikle evde çalan müzikte aynıydı. Telefonu kapadım ve lokantaya girdim.

İki kız iki erkek bir Masada oturmuş yemek yiyordunuz.Hiç bir şey demeden bir Sandalye çekip masanıza oturmuştum.Sen beni görünce iyice şaşırmış hiç bir şey diyemez olmuştun.Yanındaki çocuklar hele bu kim diye birbirlerinin suratına bakar olmuştu.Hadi gidiyoruz aşkım dediğinde tamam Mustafa demen beni tamamen yıkmıştı.Onca yıl sonra ilk defa adımı söylemiştin . Mustafa mı dediğimde tamam aşkım diye düzeltme yapmıştın.O an çocuklardan biri öyle bir bozulmuş öyle bir kızarmıştı ki Her şeyi anlamama yetmişti.Neye şaşırdığını sorduğumda çocuğa tedirgin ve kısık bir sesle biz bir yıldır tanışıyoruz bir yıldır beraber geziyoruz ama senden hiç söz etmemişti demesi beni iyice kızdırmıştı.O kızgınlıkla çocuğu susturmak için bir tane vurmuştum. Herkes bize bakıyor dikkatlice bizi dinliyordu.Ben ise akan gözyaşlarımın utancından kafamı bile kaldıramıyordum havaya.Neden bana evde olduğunu söyleyip de dışarıdasın neden bana yalan söyledin diye son kez sorduğumda dalga geçer gibi gülüşün beni tamamen bitirmişti.Kafamı havaya kaldırdığımda,akacak bir damla gözyaşım dahi kalmamıştı senin için.Arkamı dönüp kapıya doğru giderken Mustafa gitme dur diye söylediğin sözler sineğin vızırtısı gibi geliyordu bana.Lokantanın kapısından dışarı çıkmamla seni kalbimden atmam bir olmuştu.Ve sen hiç utanmadan o Günden sonra bile beni aramıştın.Ama bir şeyi unutmuşsun sen Bir ömür boyu bana sadık kalıp benimle olacağını,verdiğin sözü bir anlık heyecan için satmıştın.

Şimdi senden bana geriye kalan tek şey var içimdeki nefret içimdeki isyan içimdeki yalan dünya

Mustafa KURT
Fındık Kurdu bunu beğendi.

Konu TaşkınKoruma tarafından (25-Ağustos-2015 Saat 19:49 ) değiştirilmiştir.
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-Ağustos-2015, 13:59   #7 (permalink)
Standart


Artık öyle bir hale gelmişiz ki seninle. Sağanak yağmur olup üstüme yağsan bir damlan bile bana değmiyor. Güneş olup tüm dünyayı ısıtsan bile benim içim ısınmıyor. Aşk, sevgi kelimeleri benim için seninle yan yana gelemiyor.

Nedenini hiç merak ettin mi acaba? Düşündünmü yaptıklarını. Sahtekarlıklarını, yalanlarını. Senin kapını çalanda ben değildim. Kapımı çalıp benimle olmasını bir yola çıkmayı istiyende sendin. Seninle anlaşamayız, sen beni çekemessin, benim istediklerimi yapamassın, mümkünatı yok. Dediğimde yapabileceğini iddaa edende sendin. En baştan olmayacağını bile bile bu şansı vermekle belki en büyük hatayı yaptım. Başlar başlamaz sadece bir soru sormuştum ilk sorumda verdiğin cevabın yalan olduğunu yalnızca sekiz saat sonra görmüştük. Peşine gündüzünde bu yalanından dolayı istediğim sözü bozmanda aynı şekilde 24 saati almıştı. En fazla bu kadar süre durmuştun. Normalde zaten bitmesi için gerekli nedenleri vermişken yalnızca bu hayatın acımasız tarafını sana göstermek için psikolojik olarak etki yapmaya başlamıştım. Her yaptığın hatada her bozduğun sözde bağırmalarım ve sana kullandığım ağır laflarla o beş para etmez yüreğini terbiye ediyordum. bi 40 a yakın sözünü bozduktan sonra farkına bile varmadığın durum gerçekleşmişti. İstediklerimi yapmaya çalışırken yalnız kalmış ve yalnızca bana muhtaç hale gelmiştin. O an ayrıldığımda iki gün boyunca peşimden koşmanın sebebi de buydu. Bu sefer yüreğinde terbiye edilmesi gereken bir başka yanını görmüştüm. Bu sahtekar beş para etmez yüreğinde acı çektirmek için bir imkan daha vermiştin. Ve bunuda kullanmıştım. Tüm istediklerimi yapar hale geldiğinde senin o beş para etmez ruhunu sana analiz etmemle, neye uğradığını şaşırmıştın. Halbuki çok zor bir şey değildi sözlerini tutmak yada yalan söylememek. O kadar inanmıştın ki erkeklerin bayanların düşüncelerinden hareketlerinden bir şey anlayamayacağı palavrasına.

Sonrasında senin gibi hareket ettiğimde bir insana verebileceğin acıyı sana yaşatmıştım. Başkalarıyla gözünün önünde konuşarak, sadece istememle her sonuca varabileceğimi göstermiştim. O zaman bana gelen tekliflerden birin kabule derim bak sözünün altında gömülmüştün. Benimde sana muhtaç olmadığımı aynı şekilde aynı sonuçlara çok rahat varabileceğimi görmüştün. Alkolünde etkisiyle seninle bir konuda anlaşma yapmıştık. Aslında çoktan bitirmem gereken bir ilişkinin ilerisini hesaplamıştım. Olmayacağını bildiğim bir sonuca ya olursa diye anlaşmasını yapmamda en büyük hatamdı. Yinede anlaşmaya sonuna kadar uymuştum. Tabi sen yine uymayarak bunu göstermiştin. Ve bunun sonucunda yapmaman gereken en büyük hatayı, hayatında biri varken bir başkasına umut vermeye başlamıştın. Bunu direk farketmemle lafı da çevirememiştin. Ve ilişkimiz bitmişti. Şimdi şunu çok iyi biliyorum. Aranda 16 yaş fark olan birini ailenin hiç bir şekilde kabule etmeyeceğini, bir geleceğinin olmayacağını. Ve bunu farketmeni sağladığımda seninle tamamen de işim bitmişti.

10 Eylülde işimden dolayı geleceğim Sakarya'ya bunu çok iyi biliyorsun. Artık geldiğimde seninle hiç bir şekilde görüşmeyeceğimi de öğrendin. En son konuşmamızda bunu çok iyi ifade ettiğimi de biliyorum. Şimdi sana sadece bir şeyi hatırlatıyım. Seninle yaşadığım ilişkinin senaryosunu ben yazıyordum. En başta dediğim lafı sana hatırlatıyım tekrardan. Sözünü bozarsan, yalan söylersen, başka erkeklerle samimi olursan ilişkimiz biter. Ve bittiğini farketmessin. Ben yaptığının karşılığını sana verir ondan sonra çeker giderim. Şimdi hayatın hiç bir şekilde eskisi gibi olmayacak. Beni her gördüğünde hataların aklına gelecek. Hayatını rayına oturttum dediğin an bile yıllar geçse üstünden aklına bir zebani gibi düşüp o yüzünün mutluluğunun gitmesine sebep olacağım. Çünkü senin gibi karakterleri bozuk insanların hak ettiği tek şey bu...

Mustafa KURT
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-Ağustos-2015, 18:18   #8 (permalink)
Standart


Hani aşkın zamansızlığına inandın ya hep amansız ve zamansızca girer dedin hayatın tam ortasına birden kapını çalar geliverir neye uğradığını şaşırırsın dedin. İşte sende bana öyle geldin. Bir anda her şey değişti. Güneş daha güzel doğdu , ay daha güzel parladı. Geceler o karanlık geceler hiç bir şey gizleyemez oldu. Her şeyim de sen oldun.Yaşamım ikiye ayrıldı. Senden önce senden sonra diye.Özü aynıydı ama sen o kadar çok şey kattın ki bana, seni tanıdığıma hiç pişman olmadım. Hep şükür ettim, hep iyi ki varsın iyi ki tanıdım dedim. Kıskandım, tedirgin oldum, korktum. Seni kaybetmekten korktum. Bir gün gideceğinden korktum. Her yeni doğan günden bizim için güzel şeyler getirmesini isteyip beklerken, bunun yanında sorunlarında kapımıza pusu kurmuş bir gün ortaya çıkacağından geleceğinden korktum. Seni kaybetmekten korktum. o her şeye olgun Didem senin yanında çocuk oldu. İçindeki çocuğu çıkardın. O her şeyiyle sakin Didem seninle konuşurken sinirlendi. Ona sabrın sonunun selamet olacağını gösterdin. Bu küçük çocuğa bilerek yada bilmeyerek o kadar çok şey öğrettin ki; sana hiç esirgemeden, acaba demeden, neden demeden, karşılık beklemeden ve en önemlisi içimden geldiğince seni sevdiğini söyledi. Bu küçük çocuk seni çok sevdi Mustafa. Belkide ilk kez. İlk ve son. Sevgimde çıkar gözetmedim, menfaat beklemedim, yalan söylemedim. Belki sözlerimi tutamadım, arkasında durmak istedim ama duramadım. Ama emin ol sevgimden hiç bir şey kaybetmedim. Sevgin gittikçe büyüdü içimde. Seni tanımaya çalışırken zorlandım. Kendimi anlatamamanın sıkıntısını çektim. Sonunda bütün olduk ve anladım ki ilerde daha iyi olacaktı ki bunun için mücadele ettim ve savaş verdim. Umarım bundan sonrası bizim için daha iyi ve daha hayırlı olur Mustafa. Her şeyin bir sonu var ve bizimde olacak. İnşallah hayırlı olur be badem gözlüm.
Sanma ki sen buradan gittiğinde ben seni unutacağım. Bir sevgilim yokmuş gibi davranacağım. Sorumluluğumun farkında olmayacağım. Hayır bunların hiçbiri olmayacak. Gittiğim yerde, dolaştığım sokaklarda, yediğim yemekte, içtiğim suda, her şeyimde sen olacaksın. Buradan gittiğinde seni çok özleyeceğim, belki ağlayacağım, yokluğunu hissedeceğim ama sonuna kadar gitmek isterim seninle . Seni her şeyinle kabullendim ben. O bir sözün, bir bakışın, bir gülüşün, sevgin bütün dünyaya değer ve değişilmez. İnsanın sevip sevilmesi, sevdiğini söyleyip haykırması kadar güzel bir şey yoktur galiba. İŞTE BENDE SANA SEVGİMİ HAYKIRIYORUM. SENİ ÇOK SEVİYORUM , HEMDE ÇOK ...


Didem'den Mustafa KURT'a


Hangi yıl yollamıştı acaba CD'yi de bunları fon müziğinde okumuştu unuttum. Ancak hayatım da olduğu süre boyunca hiç bir zaman sevgisinden şüphe etmedim.
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-Ağustos-2015, 18:30   #9 (permalink)
Standart


BU GECEDE EFKAR BASTI

Bu gecede efkar bastı. Dertlerim,kederlerim aklıma geldi. Artık sigarada fayda etmiyor bunlara. Yine çıktım balkona. Her zamanki gibi elimde sigara,ağzımda duman, üflüyorum karanlığa. Bu gece ne ay görüyorum, nede yıldız. Gördüğüm tek şey bembeyaz karlar. Onlarda yere düşüp eriyip, yok oluyorlar. Şimdi aklıma geldi de bir zamanlar sevdiğini söyleyen birisi vardı. Etrafında arkadaşım dediğim bir dünya insan vardı. Sevdiğim bırakıp gitti. Etrafıma baktım ki kimse kalmamış. Sonumuz bu kadar acı mıydı. Dünyalar karardı sanki. Ve işte gece, ne ay var ne yıldız o bile küstü bana. Boşalan bir dünya kar var. Onlar bile takmıyor beni. Halbuki ayrılık hikayemi anlattığımda bulutlar bile ağlamıştı,denizler dalga dalga olmuş yardım ediyorlardı. Şimdi deniz durgun, hava kapalı. Her şey sessiz. Benim bir şey dememi bekliyorlar. Ben onu hala seviyorum deyince bırakıp gidiyorlar. Halbuki sevgime gece bile şahitti. O niye küstü bana. Ben ne yapabilirim ki, unutamıyorum onu unutamıyorum. Hele rüzgar sen niye çekip gittin. Yine omzuma konup teselli etmeyecek misin beni? Kulağıma o şarkını söylemeyecek misin? İşte sigaramda bitti. Artık kimse kalmadı yanımda. Yalnızlık çekiyor beni karanlığa. Görmüyorum artık hiç bir şey lanet olsun bu hayata...

Mustafa KURT
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26-Ağustos-2015, 18:44   #10 (permalink)
Standart


Aşk Dediğin Nedir Acaba?

Aşk dediğin nedir acaba. Bir heyecandan mı ibaret neyden ibaret bu aşk. Nasıl başlar nasıl biter bu aşk. Kimle başlayacağını kim belirler, yoksa nefsimizin bize oyunu mudur aşk. Bir heyecan başlar en başta insanda. Yavaş yavaş akıl kabullenir. Sıradan bir kaç laf söylemeden önce geçen evrede mutluluk yüklenir kalbine. Aynı sevdiğin bir yemeği yemek gibidir aşk. Aynı şekilde başlar. Her sevdiğimiz şeyin fazlası insanı sıkarken aşk zaman geçtikçe de sıkmaz. Nefsimiz mi kabul eder aşkı. Karşımızdakini beğeniriz ilk önce zaten o zaman başlamıştır. Tedbir alırız kendimizce ilk başlarda, kusur ararız birbirimizde konuşmasına bakarız sorun yok, davranışlarına bakarız sorun yok, oturmasına, kalkmasına derken bir bakarız ki hayatımızda, beynimizde. Ya bu evre gerçekleşirken bu kadar düşünmesek ne olur acaba ama elimizde değildir, nefsimiz hakim olur beynimize. Ve aşk güle oynaya gelir. Zaman geçer hızla onlayken durdurmak bile isteriz bazen zamanı. Bir kibritin yanması gibidir bazen aşk ne kadar fazla dayanırsak sıcaklığı o kadar artar ve bir zaman gelir yüreğimizi yakar ayrılık vakti gelmiştir. Kibrit bitmiş aşk gitmiştir...

Mustafa KURT
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Etiketler
ozurdilerim, sevdigim, İçin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:28.
Forum Yazılımı ve Sürümü Site Bilgileri

Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2010 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Kuruluş Tarihi : 05.10.2010
Tasarım : ForumSal

 
  
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir."Şikayet" buradan bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.
Forum Forumlar Forum Sitesi Etiket Sitemap
ankara escort antalya escort porno travesti ankara escort bayan escort bayan escort istanbul porno izle
ankara escort dikmen escort rus porno porno