ForumSal.Net

Üye Ol Forumsal Albümler Mesajlar Gruplar Chat Yönetim Radyo Twitter Facebook



Go Back   Forumsal.Net
ForumSal.Net & Genel
Üyelere Özel Günlüğünüz

 
Seçenekler
Alt 01-Kasım-2015, 04:29   #41 (permalink)
Standart


-1-BAŞLANGIÇ


Aşk nasıl bir duyguydu hiç bir fikrim yoktu. Ancak ilk aşkım olarak tanımlaya bilirdim galiba seni. 5 yaşında nasıl bir aşk duygusu hissedebilirdim ki. Televizyonda görmüştüm seni. Bir şampuan reklamının sonunda ilk göz kırpmanı yakalamıştım. Suratıma tebessüm gelmişti.

İkinci kez izlediğim de bu sefer bende göz kırparak karşılık vermiştim sana. Üçüncü, dördüncü derken sürekli reklamını bekler olmuştum. Hatta ana okuluna gitmemiştim bir gün seni görebilmek için. İki ay boyunca her göz kırpmanda göz kırptım, öpücük yolladım. Mimik hareketlerin nedensizce büyülemişti beni. Tabi sonra reklam daha oynamaz olmuş ve bende seni mazime gömmüştüm.

18 yaşına geldiğim de Annem bu durumu anlattığında arkadaşlarıma utanmıştım biraz. Tabi bir arkadaşın bende öyle sanıyordum sözünün üzerine ağzımdan çıkan ''Vay Şıllık'' lafıyla utanmam geçmişti. Artık kaç adet milyonla beni aldatma duygusu yaşamam gerekiyorsa, hiç birini yaşamadım tabi ki. Sadece bir anı olarak kalmanı istedim sayfamda...

Mustafa KURT
01.11.2015 - 05:21
Fındık Kurdu ve Aleyna bunu beğendi.

Konu TaşkınKoruma tarafından (01-Kasım-2015 Saat 05:56 ) değiştirilmiştir.
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-Kasım-2015, 05:55   #42 (permalink)
Standart


2-SELİN


13 Şubat 1996 tarihinde arkadaşlarla futbol maçından çıkmış okulun önünde bekliyorduk. Kendi aramızda muhabbet ederken bir arkadaşınla yanıma gelmiştin. Hiç bir şey demeden elimden tutup onların arasından çekmiş, okulun köşesine götürmüştün beni. ''-Şimdi süslü laflar söylemeyeceğim kısa ve öz sevgilim olmanı istiyorum. Yarında sevgililer günü bizim günümüz olmalı'' demiştin. İstemsizce tebessüm etmiştim. Böyle güzel bir kız teklif yapıyordu. Ve okulda sevgililer gününde hediye almak marifetti. Bu durum hoşuma gitmişti ve ''-tamam'' demiştim. Ve böyle başlamıştı ilişkimiz.

Seni tanıyana kadar telefonlarda alo, tamam, olur şeklinde kelimeler kullanan, pek konuşmayan, sessiz biriydim. Artık beni nasıl açtıysan o halden bu hale geldim. İlk nasıl konuşulacağını seninle öğrendim. Daha rahat konuşabilmemi sağladın. Bir öğretmen gibiydin. Bayanların nasıl düşüneceğini, nelere tepki vereceğini öğretiyordun. Ailenin mezhebi de bayağı genişti tabi. Annen, baban evdeyken beni eve çağırıyor, senin odana geçiyorduk. Cinsellik dersleri de veriyordun. Prezervatifin ne olduğunu bile o derslerde öğrenmiştim. İtiraf et ama iyi bir öğrenciydim. Aradan uzun yıllar geçti bu şekilde ilişkimiz yürüyordu.

20 Mayıs 2001 tarihinde Balıkesir'e taşınmıştınız. İlişkimiz uzaktan yürüyordu artık. Telefonla iletişim kuruyorduk. Lisede bitmişti. Ve doğum gününe üç gün kala sana sürpriz yapmak için yola çıkmıştım.

17 Haziran 2002 tarihinde sabah Balıkesir'deydim. 3 veya 4 gün yanında kalıp doğum gününü senle geçirip geri dönmeyi planlıyordum. Yolculuktan dolayı karnım acıkmıştı. Kafelerin olduğu yere doğru gitmiştim. O ara seni aradım. ''-Günaydın hayatım, napıyorsun'' diye sordum. ''-Yeni uyandım, evdeyim, oturuyorum'' dedin. Sürprizi bozmamak için tamam o zaman sen biraz açıl kendine gel ararım dedim. ''-Tamam aşkım'' deyip telefonu kapadın.

Gözüme bir kafe kestirdim, oraya doğru yürüdüm. Kafenin önüne gelip kafayı bir çevirdim. Sana benzeyen bir kız! İki erkek iki kız oturuyorlardı. Hemen seni aradım. Telefonu açtığında kafedekide açtı. ''-Napıyorsun'' dedim. ''-Evdeyim oturuyorum'' dedin. Telefondan gelen müzik kafedekiyle aynıydı. ''-Bu müzik ne'' dedim. ''-Kasetten çalıyor'' dedin. ''-Peki'' dedim telefonu kapadım ve kafeye girdim. Hiç bir şey demeden bir sandalye çekip masanıza oturdum. Beni görünce şaşırdın. Masada bir anda sessizlik oldu. Biraz sonra ''-Hadi gidiyoruz aşkım'' dedim. ''-Tamam Mustafa'' diye karşılık verdin. ''-Mustafa mı?'' deyince ''- Tamam aşkım'' diye düzelttin. O ara çocuklardan biri iyice tedirgin oldu. ''-Hayırdır'' diye sordum. ''-1 yıldır tanışıyoruz senden hiç bahsetmedi'' dedi. Çocuğa bir tane vurdum. Sinirden gözlerimden yaş gelmeye başladı. Üzüntü ve kırgınlıkla gözyaşlarım arttı. Kafamı öne eydim. Sonra kendimi toplayarak derin nefes aldım. Son kez gözlerine baktım. Arkamı döndüm ve kapıya doğru yöneldim.

''-Mustafa'' diye seslenmen bile beni geri döndüremedi. Kafeden çıktım, hızlı adımlarla oradan uzaklaştım. Aldatılmıştım ve acı bir duygu olduğunu görmüştüm. Kalbimde bir sancı olmuştu. O sancıyla terminale yürüdüm. Samsuna biletimi aldım ve geri döndüm.

Yolda uzunca düşünme fırsatım oldu. Neden böyle oldu sorusuna yanıt aradım. Hiç kıskanmıyordum, güveniyordum, inanıyordum, seviyordum ama neden? Ve çözüm yolu kendimce buldum. Artık güvenmeyecektim. En ufak bir yalanda çekip gidecektim. Verilen bir söz bozulduğunda gidecektim. Ve kıskanacaktım. Tekrar bu acıyı yaşamamalıydım. Ayrılmıştık ve bitmişti. Derin bir iz, pişmanlık ve nefret kalmıştı geriye...

Mustafa KURT
01.11.2015 - 06:27
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-Ocak-2017, 19:58   #43 (permalink)
Standart


Bir düğün arifesinde önerdiler seni bana. Pek oralı olmamıştım başlarda. Düğününe geçmiştik kuzenimin ve orada bahsetmişlerdi senden bana. Tepkide vermiştim direk ilk. kendi bekar çocuklarınız var onlara gidin bulun ne bana arıyorsunuz diye. Sen yine incele demişlerdi. Hiç birşey demeden çıkmıştım yanlarından. Oturuyoduk Ispartada bir yerde kardeşimle. Acil çağırmışlardı. O ara anlamıştım siz geldiğinizden çağırdıklarını. Eve gelmiş odaya yanınıza girmiştik. Beni nasıl anlattılarsa sana artık, oturma şeklini düzeltmiş, kafanı eğmiştin. Utancından bakmamıştın yüzüme. Balkona geçmiştik erkeklerin yanına.

Düğüne geçtiğimiz vakte kadarda pek görmemiştik seni. Düğünde gelin odasına girdiğimizde ordaydın. Bir iki resim çekinmiştik pek bakma fırsatı yine bulamamıştın. Vardı fırsatında pek bakamamıştın diyelim aslında. Düğündede yerinde pek durmuyodun. Sürekli sahnede oynuyordun. Arkadaş insan hiçmi yorulmaz dört saat neyin oyununu oynadıysan. Bizde düğün bitsede gitsek mantığıyla duruyoduk. Bir gün için gelmiştim Isparta'ya gece kalmayıp Antalya'ya geçmeyi planlıyorduk güya kardeşimle. Sağolsun sürekli oynayanlar yüzünden planımız suya düşmüştü.

Es kaza görmüştük birbirimizi. Düğünden sonra yine sorduklarında konuyu kapamıştım. Bir ay süre geçtikten sonra annem konuyu açmış. Tamam demiştim. Söylemişlerdi sana.Aramamı bekliyordun. Telefonla aramış bir on saatlik konuşma gerçekleşmiş. Peşine bir karar vermeden görüşmeye devam etmiştik.

İkinci günde cevabın olumlu olmuş ancak bu sefer Ailenin uydurduğu bahaneler engel olmaya başlamıştı. Mesafe var başka birşey demiyorum diyen annen, biz olumlu bakmıyoruz karar senin diyen baban, dolduruşa getiren ablan ve diğerleri. Ve sen tamam dedikten yalnızca bir gün sonra kararsızım demiştin. Bahaneler yüzünden bunu demenin üzerine iyice bir laf yemiştin benden. Muhabbeti kes diyip yazmayı, aramayı bırakmıştım. Bu sefer niyetin belli olmadan birşeyler gönderip durmaya başladın. Neyse diyip yine konuşmaya başladık ve tamamın üzerine bir gün sonra yine kararsızım dedin.

Artık iyice sinirlenmeye başlamıştım bu duruma. Oyun oynar gibi bir gün dediğin diğer gün değişiyordu. Ne zaman tamam desen o ailen arayıp cevabını hayır yaptırıyordu. Dertlerinin ne olduğunu öğrenmek için ailenle konuşayım dediğimdede yok diyordun. Böyle bir hafta ortada belli belirsiz devam eden muhabbetin peşine. seninle olmayacağının kararını vererek muhabbeti tamamen bitirdim. Aslına bakarsan belkide anlaşabileceğim tek kişiydin. Bir insanın ailesi kızının mutluluğunu niye istemez diye düşündüm. Senin ailenin derdini hiç anlamadım. İlk onayı veren ailendi. Ortada birşey yokken kendi ailen bu fikri ortaya çıkardı. Benim aileme aşıladı. Bu durumu yarattı. Nezaketen tamam dedik. Anlaştık ve sonrasında istemez oldular. Şimdi ailen hakkında birçok şey söylerdimde düşünüyorumda ne gerek var. Bana diyorsun ya kader belki bir gün yine karşılaşır yazıldıysam ben olur diye. Bende düşünüyorum ailen varken olmayacağına göre inşallah yazılmamıştırda o kader o ailenin başına birşey gelmez diye içimden geçiriyorum .

Ben sana güzel bir fırsat sunmuştum. Alem beğendiği için,ailem onayladığı için bir çok imkan verdim. Beni değiştirmene izin verdim, istediğin yerde yaşama sözü verdim, ailende dahil ihtiyaçları neyse karşılama sözü verdim ve senden karşılığında hiç bir şey beklemedim, istemedim. Ama buna rağmen o kadar olumluyken hayır dedin.Ben senin yaptığın gibi davransaydım yüzde yüz dünyanın küfürünü yerdim, dünya kadar beddua yerdim, benle uğraşırdın, ailemle uğraşırdın. Ama ben bunları yapmayacam sana. Ailenin sahte arkadaşlığını mahfetmiyecem halamla. Kuzenimle göstermelik arkadaşlığını bertaraf etmeyecemde. Bundan dolayı onlarıda dışlamayacam. Ama bilki kararsızlıkla karşıma çıktığında bu sefer o kararsızlıkta seni bırakacam. Canın yanacak yardım bekleyeceksin oralı olmayacam.

Birde diyor ya ailen iki günde nasıl olumlu olabildin diye. Ya arkadaş senin ailen görücü usulü evlenmiş hiç görmeden evlenip üç çocuk yapmış bu yaşa gelmişler. Bunu senin ailenmi söylüyor. Benim ailem dört yıl aşk yaşamış annem babama kaçmış asıl bu lafı diyecek kişi benim ailemken ailem her şekilde arkamda duruyor ve senin ailen bu şekilde davranıyor. O kadar belirsiz kararsızlık var ki. Hepsini aydınlatırım aslında. Bunu yaptığımda zarar görürsünüzde diye yapmıyorum. Sadece şu saaatten sonra seni pek görmek istemiyorum.

Kuzenime hala soruyorsun beni niye bilmiyorum. Hala facebooktan, snapten bakıyorsun paylaşımlara nedenini bilmiyorum. Hala benle ilgili yazılar yazıyorsun niye bilmiyorum. İşin garip yanı pek bilmekte istemiyorum. Sadece olumsuz bir şekilde sana bakarken olumlu olmasını istediğim için pişmanlık duyuyorum. Hiç görüşmeseydikte hakkında zerre bilgi bilmeseydim. Şu vakitte kafamı kurcalayıp yer edinmeseydin. Bir dertte senin yüzünden gelmeseydi.

Kısmet, kader diyip duruyorlarda. Bu kısmet hangisi oluyor bunun kararını veremiyorum artık. Kendi aptallığımdan mı tepiyorum imkanları yoksa hiç biri imkan değildide bundan dolayımı olmadı. Bu sorunun yanıtını bulduğumda huzura ereceğim anlaşılan...

Mustafa KURT
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-Ocak-2017, 16:15   #44 (permalink)
Standart


18 Ocak 2017
Yer: Samsun


Saat 16:47 itibari ile sigarayı ve alkolü bıraktım. Bakalım ne kadar süre devam edecek. Şimdilik hiçbir belirti yok.
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22-Ocak-2017, 22:32   #45 (permalink)
Standart


Ne ıssız bir gece böyle; soğuk, sessiz, yalnızlık kokusu sarmış resmen geceye. Üşüyorum tüm bedenimle,ruhumla,yüreğimle, kalbimle. Diyemiyorum ki gelsin bir aşk yüreğime diye de, gurur işte.

Özlüyorum yine sebepsiz ve kimsesizce. Aşkı özlüyorum, sevgiyi özlüyorum, sevmeyi özlüyorum. Ne büyük bir eksiklik geldi şimdi bunlar bana. Ben ne istiyorum?, Ne arıyorum?, Ne bekliyorum?; Ben kimim?, Neredeyim?, Ne yapıyorum?, bilmiyorum.

Dalıp gidiyorum çoğu zaman boşluğa, sessizleştim iyice. Tadım kaçtı resmen ve yeni tat bulamıyorum. Öyle bir yoğunluk var ki zihnimde, her şey iç içe, her şey karışık ve çıkamıyorum karışıklıktan.

Çık gel artık karşıma karışıklık sebebim, çık gel yüreğime artık bilinmeyen denklemlerden. Çık gel kalbime artık atması bitmeden. Çık gel be artık, yalnızlığıma son ver, hayatıma neşe, yüzüme gülücük ol. Sevgim ol, sevgilim ol, eşim ol. Gel artık beni sensizlikten kurtar. Gel artık gel yüreğime hayat veren.

Beni kurtar boş hayallerden, gel hayallerimi doldur. Beni kurtar kimsesizlikten, gel herşeyim ol...


Mustafa KURT
Fındık Kurdu bunu beğendi.
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-Şubat-2017, 12:21   #46 (permalink)
Standart


Her insanın bir beklentisi vardır bu hayattan. Nelerdir Acaba? Ne beklerler bu hayattan? Bilinmezlerle doludur beklemek. Beklenti oluşturmak sağlıklı mıdır acaba? Amacımız, hedefimiz nedir acaba? Yada amaçsızca, hedefsizce yaşanabilir mi? Daha huzurlu olur mu ki acaba böyle bir yaşam? Bilinmezliklerle dolu bir dünya.

Ne yapacağını bilmemek insanı daha kararsız yapar mı acaba? Kararsız bir insan olarak toplumda mı yer alır ya da?

Bugün bu kadar kararsızlık yaşama sebebim, kararlılıkla seni istememden dolayıydı galiba. Hedef olarak seni seçtiğim günden beridir kararsızlık dolmuştu içime. Öyle bir uçurum oluşmuştu ki önümde, kurtulamıyordum bu durumdan. Ta ki senden kurtulduğumdan beridir.

İnsanı şizofreni yapar bu bayanlar öğrendim bunu da. Kişilik kalmıyor insanda. Dağılıyor sürekli. Ne istediklerini bilmediklerinden her gün farklı kişilikte buluyorsun kendini.

Kimi zaman uzaklaşmak istiyorsun ama yoklukta da arıyorsun o anları. Bir bayanı mutlu etmeyi hedef seçmek saçmalık geliyor o yüzden. Mutluluğun sebebi sen olsan bile yetmiyor onlara, doymuyorlar bir türlü. Sıkıyor bu durum beni, boğuluyorum nefes alırken ve uzaklaşmak istiyorum.

Beklentimi karşılayacak bir aşkı bulmak ne zormuş öyle. Yoksa aşkımı gözümde çok büyütüyorum. Çıkamıyorum bu işten. Hüzünleniyor insanın kalbi her geçen gün. Şahit oldukça gülüşünün gittiğine, parçalıyorsun kendini durmadan.

Bir anda çıkıp gelir dedim aşk. Belkide o yüzden bir anda gelen her şeyi aşk sandım. Ama gelmiyor bir anda maalesef. Bir anda gelen tek şey senin için yıkımın oluyor sadece, geceleri gözyaşı oluyor sana, düşündükçe kalbini sızlatıyor. Garip bir ağrı giriyor sol yanına. Bazen nefesini kesiyor, öldüğünü sanıyorsun. İşkence oluyor bedenine ve her gün bu işkenceyi yaşıyorsun. Çaresizliğine ağlıyorsun çoğu zaman.

Ben bugün değişmeye karar verdim kendimce. Daha az acı çekmeye çabalayacağıma söz verdim kendime. Tam yemin edecekken bu istediklerime, bir sigara yaktım ve döndüm baktım aynaya. Emin bir şekilde sordum kendime ne için değişeceksin Mustafa? Sigaram bitti,aynanın karşısından ayrıldım ve yatıp uzandım yatağıma.

Müzik açtım bilgisayardan ve başladım yine hayaller kurmaya. Güzel bir aşk hayalini canlandırarak gözümde uykuya daldım. Ve sabah hiç bir şey olmamış gibi uyandım.

Mustafa KURT
03.02.2017
Bay TaşkınKoruma isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Etiketler
ozurdilerim, sevdigim, İçin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:23.
Forum Yazılımı ve Sürümü Site Bilgileri

Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2010 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Kuruluş Tarihi : 05.10.2010
Tasarım : ForumSal

 
  
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir."Şikayet" buradan bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.
Forum Forumlar Forum Sitesi Etiket Sitemap