ForumSal.Net

Üye Ol Forumsal Albümler Mesajlar Gruplar Chat Yönetim Radyo Twitter Facebook



Go Back   Forumsal.Net
Forumsal Düşünce Platformu
Forumsal Köşe Yazarları

 
Seçenekler
Alt 10-Kasım-2014, 22:52   #1 (permalink)
Standart Materyalizm Üzerine


Materyalizm Üzerine
Google'a ''materyalizm nedir?'' diye sorduğunuz zaman, karşınıza onlarca sayfa ve materyalizm başlığı altında iç içe geçmiş onlarca -izm bulunmakta. Bu da haliyle okuyucuyu baştan yıldırmaktadır. Dolayısıyla ben de bildiğim kadarıyla bu kavramı basitleştirerek açıklamaya çalışayım.

Materyalizm, basit tanımı itibariyle maddecilik olarak bilinir.

Madde, duyu organlarımızın, bize gösterdiği, sunduğu, genel anlamda, bizi çevreleyen ve ''dış dünya'' dediğimiz her şeydir.

Materyalizm bize derki, biz duygulara, düşüncelere, fikirlere gördüğümüz ve duyduğumuz için sahibiz. Örneğin, elimdeki kağıt beyazdır. Bu kağıdın beyaz olduğunu bilmek bir fikirdir. Bu fikri veren duyulardır. Ama madde, kağıdın kendisidir.

Dünyayı yorumlama, evreni ve doğayı açıklama konusunda onlarca -izm içeren kavram mevcuttur. Ancak felsefe konuları ne kadar karmaşıklaştırılırsa karmaşıklaştırılsın(isteyerek yada istemeyerek, ki ben bu karmaşıklaştırmanın bilerek yapıldığını düşünmekteyim) genel olarak tüm olayları yorumlamada mevcut iki yöntem vardır.

1- Bilimsel olan açıklama
2- Bilimsel olmayan açıklama

İşte buradaki 1. yargı materyalizmdir. Materyalizm, olayları yorumlarken, gidebileceği en uç nokta bilimin gidebildiği en son noktadır. Yani bilimle beraber yürür.

2. yargıya ise en uygun akım idealizmdir. Fikirleri ve düşünceleri soyut nesnelere dayandırarak, bilimsel herhangi bir karşıtlığı olmadan yorumlar.

Peki ama materyalizm neden doğdu? Nasıl meydana geldi?

Eski toplumlar, bilimin gelişmemesi nedeniyle, dahası bilgisizlikleri nedeniyle olayları yorumlarken sürekli doğaüstü güçlere başvuruyor ve sorumluluğu sürekli doğa üste güçlere yüklüyordu. Sonrasında yavaş yavaş, yüzyıllar boyunca, bilimin ilerlemesiyle beraber olayları açıklama konusunda bilimsel açıklamalar denendi. Ve bu materyalist felsefenin doğmasını sağladı.

Yani aslında materyalizm, idealizme tepki olarak doğmuştur dersek doğru bir tespit yapmış oluruz.

Başka bir deyişle bilimsel olmayan açıklama(idealizm), dünyanın doğaüstü bir güç tarafından yaratıldığını, yani ruhun maddeyi yarattığını söyler.

Bilimsel olan açıklama(materyalizm), maddenin ruhun başlıca öğesi olduğunu söyler.

Materyalizm; taş, toprak, metal gibi nesnelerin varlığını bilimsel olarak saptayabiliyorken, idealizm, kendi bahsettiği ruhun varlığını bilimsel olarak saptayamamaktadır.

''Nasıl oluyor da insan düşünüyor?'' sorusuna her iki akımın vereceği cevaplar şu şekilde olur :
İdealizmin açıklaması : İnsan düşünüyor çünkü bir ruhu vardır.
Materyalizmin açıklaması : İnsan düşünüyor çünkü bir beyni var.

Materyalistler, madde ile ruh arasında belli bir ilişki olduğunu öne sürerler. İlk gerçek maddedir ve ruh ikinci gerçektir, sonradan gelendir ve maddeye bağımlıdır. Yani ruhu yaratan maddedir sonucuna varır. Madde, varolmak için ruha gereksinim duymaz. Ve bununla beraber ruh da maddesiz yapamaz ve bedenden bağımsız olamaz. Bu bilimsel olarak mümkün değildir. Bilim ilerledikçe maddeciliğin doğruluğu artmaktadır şeklinde yorumlar.

No Pasaran

*****
Şimdilik burada bırakıyorum. Daha sonra her iki akımın söylemlerini karşılaştırıp devam edeceğim.

Yararlandığım Kaynak : Georges Politzer - Felsefenin Başlangıç İlkeleri

Ayrıca bkz : İdealizm
Barfi, keroLayn, Nazlı and 19 others like this.
Bay No Pasaran isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-Kasım-2014, 00:12   #2 (permalink)
Standart


Sartre'nin varoluşçuluğu ile kesişir, idealizme uzaktır.
No Pasaran bunu beğendi.
Bay Phoibos isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-Kasım-2014, 01:13   #3 (permalink)
Standart


Görünen renkler, dünyanın en iyi gören insanın gözleri ile bile bakıldığında, kızıl ile başlar ve mor ile son bulur. Gerisi mor-kızıl ötesidir. Bizler doğduktan sonra bize gösterilen kırmızı rengi, belki de renk körü olan ebeveynimizin gösterdiği kırmızımsı veya kırmızı rengi ile alakasız bir renktir. Fakat biz bu gösterilen rengi hep kırmızı bildik. Belki de başkasının mavi olarak gördüğü bir renktir bu! Ona da ebeveyni kırmızı olarak öğretmiştir. Aslında, ideal ya da materyal olan bütün kavramlar iç içedir. Mesela şu an tuşlarına bastığım klavye siyah, mavi, kırmızı ya da bilinenin ötesinde bir renktetir. Algı ve duyu, nesneleri biçimlendirir. Belki de aslında bu klavye yoktur. Bu tüm bilinen, yanan bir ateşin verdiği ışığın şablondan geçtikten sonraki duvarlarda oluşturduğu yansıma olabilir. Tüm insanlığın bildiği, sonsuz bir kumsaldaki kum taneciği bile olamazken, materyalizm anlayışı ile görüldüğü, algılandığı, bilindiği sanılan maddelerin kesin varlığından şüphe duyulabilir. Aslında, bir metaya olan inanç onu var kılmaktadır. Bu noktada, aslında her şey vardır veya yoktur. Aynıdır, benzerdir, zıttır, terstir ve ya belki de yoktur. Bütün algılar birer ideadır diyebiliriz...
No Pasaran, Lydia ve Qasem bunu beğendi.
BayanPitho isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-Kasım-2014, 01:26   #4 (permalink)
Standart


Bize özgü sandığımız hareketlerimiz sadece bilimsel yasaların işleyişidir. Evrenin bugünkü durumu evrenin önceki durumunun sonucu sonraki durumunun ise nedeni olduğu düşüncesine bakış açını da görmek isterim. Bahseder isen yine haber ver olur mu?
No Pasaran bunu beğendi.
Bayan Scarlett O'hara isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-Kasım-2014, 01:50   #5 (permalink)
Standart


Siyasete ilgili misin bilmiyorum ama oluru varsa PKK nın materyalizmle olan bağıyla ilgili makalelerini de merak ederiz.
No Pasaran bunu beğendi.
BayEsrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-Kasım-2014, 03:12   #6 (permalink)
Standart


Alıntı:
Esrar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Siyasete ilgili misin bilmiyorum ama oluru varsa PKK nın materyalizmle olan bağıyla ilgili makalelerini de merak ederiz.
Aslına bakarsanız, konuyu açma amacım materyalizmin ne olduğunu, herkesin anlayabileceği bir şekilde, olabildiğince basit ve sade bir dil ile anlatmak.

Genelde uzun yazılar pek okunmadığı için olabildiğince kısa tutmaya özen gösterdim. Ve bir bu kadar daha yazacağım. Yani yazımı ikiye bölmüş oldum. Yazmak istediklerimi yarına akşama kadar yazmış bitirmiş olurum diye tahmin ediyorum.

Ardından sizin sorunuza yanıt verebilirim.

Selamlar.
Esrar bunu beğendi.
Bay No Pasaran isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-Kasım-2014, 10:23   #7 (permalink)
Standart


Muhtemelen dünyada olup bitenlere çok farklı açılardan bakıyoruz. Siz bir kutupta, ben bir kutupta. Fakat sizin bu kibarlığınız ve nezaketiniz düşünce farklılıklarını bir kenara itip bizi kutuplardan harekete geçirip arafta buluşturabiliyor. Bunun için teşekkür etmek istedim. Gözümün alabildiğince yazılarınızı takip edeceğim.
No Pasaran bunu beğendi.
BayEsrar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-Kasım-2014, 23:17   #8 (permalink)
Standart


Evet, materyalizm, idealizme tepki olarak doğdu dedik. Diğer bir deyişle bilimsel bakış açısı, bilimsel olmayan bakış açısına tepki olarak doğmuştur. Şimdi 3 temel soruyu yöneltip her iki tarafın verdiği cevapları ele alalım. Bu 3 soru idealizmin temel argümanlarına dayanmaktadır.

1 - Dünyanın sadece bizim düşüncemizde var olduğu gerçek midir?
2 - Maddeleri bizim fikirlerimizin yarattığı gerçek midir?
3 - Ruhun maddeyi yarattığı gerçek midir?

İlk sorudan başlayalım.
İdealistler, dünyanın varlığı için kişinin düşüncesindeki gerçeklik(öznel gerçeklik) olduğunu iddia ederken, materyalistler, düşüncemiz dışındaki gerçeklik(nesnel gerçeklik) olduğunu ileri sürer.
İdealistlerin önemli temsilcilerinden Berkeley diyordu ki; ''Ruhumuzun dışında, düşünerek var olduğunu sandığımız, madde değildir, onları gördüğümüz için, onlara dokunduğumuz için şeylerin var olduğunu düşünüyoruz; bu duyumları bize verdikleri için onların varlığına inanıyoruz''

Yani diyor ki aslında elma diye birşey yoktur. Öyle birşey sadece senin zihninde var. Örneğin bir maddenin var olduğunu idrak etmek için, o maddenin renk, tat, koku, büyüklük, ağırlık gibi özelliklerinden yararlanırız. Berkeley bunları önemsizleştiriyor ve bunu kafamızdaki fikirlere ve düşüncelere bağlıyor. Şöyle der örneğin:

''İşte bir kumaş parçası, siz bana onun kırmızı olduğunu söylüyorsunuz. Kesin mi bu? Gözleri farklı gören canlılar bunu kırmızı değil ve başka renk olarak görecektir. Bu halde kumaşın rengi kırmızı değildir, ona renk veren kumaşın kendi değil, gözdedir, yani bizdedir'' der.

Peki Berkeley bunu neye dayandırıyor?

Berkeley'e göre , bizim ruhumuz kendi başına bu fikirleri yaratamadığından ve her istediği fikri yaratamayacağından daha güçlü başka bir ruh bu fikirlerin yaratıcısıdır der. Yani ruhumuzu yaratan ve ruhumuzla karşılaştığımızda dünya hakkındaki bütün fikirleri bize buyuran Tanrı'dır.

Materyalistler ise, buna cevap olarak der ki; biz burada maddelerin özelliklerini tartışmıyoruz, var olup olmadığını tartışıyoruz. Biz dünyanın var olduğunu bilimin yardımıyla doğrularız ve bilim, duyu organlarımızın bizi düşürdüğü yanılgıları düzeltmemize olanak verir der. Örneğin kumaşın renginin kırmızı olmadığını yada hafif/ağır olmadığını söyledik. Ama kumaş diye bir nesnenin varlığını inkar etmeyiz. Oysa idealizm kumaşın varlığını dahi inkar etmekte…

Materyalistler devam eder ve der ki, ‘’dünya sadece bizim düşüncemizde var ise, insanlardan önce yoktu anlamına gelir. Bunun yanlış olduğunu biliyoruz, çünkü bilim, insanın yeryüzünde çok sonradan ortaya çıktığını kanıtlıyor’’.

Tartışma ilerisinde idealizmin vereceği somut bir cevabı olmadığından konuyu Tanrı kavramına vurur. Bu olgu, idealizmin en yüksek ve en temel biçimlerinden biridir. Diğer bir deyişle kendi içindeki çelişkileri verebilecek bilimsel bir yanıtı olmadığından, cevabı her zaman soyut kavramlarda arar.

Ancak tanrı burada ruhtur ve kanıtlanamayan bir iddiadır yine. Haliyle idealistler bu durumu söz sanatı ve biraz da demagoji ile açıkladığını düşünmekte. İdealizm, sonuca göre neden üretme eğilimindeyken, materyalizm nedene göre sonuç bulma eğilimindedir. Materyalizm olayı somutlaştırdığından daha tutarlı açıklama getirmektedir. Bu yönden materyalizm dinamik(sürekli ilerleyen ve yenileyen) bir akımken, idealizm kendini tekrar eden bir akımdır ve Friedrich Engels de “Materyalizm, doğa bilimleri alanında çağ açan her yeni buluş ile kaçınılmaz olarak biçimini değiştirmek zorundadır'' diyerek materyalizmin sürekli kendini yenilediğini tarif eder.

No Pasaran
*********


Diğer iki soruya sonra değineceğim.

Kullandığım kaynaklar :

- Georges Politzer - Felsefenin Başlangıç İlkeleri
- Gelenek Dergisi – 23. Sayı - Klasiklerde Felsefe ve Yöntem
- Ekşi Sözlük - materyalizm
- Ekşi Sözlük - materyalizm ve idealizm arasındaki farklar


Barfi, keroLayn, Nazlı and 7 others like this.
Bay No Pasaran isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-Kasım-2014, 00:35   #9 (permalink)
Standart


Düşünebiliyor musunuz adam madde bağımlısı?
No Pasaran ve rt bunu beğendi.

Konu Scarlett O'hara tarafından (13-Kasım-2014 Saat 00:36 ) değiştirilmiştir. Sebep: Bu iğrençlik burada da bulunsun. Hep siz mi trolleyeceksiniz. .p
Bayan Scarlett O'hara isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-Kasım-2014, 18:36   #10 (permalink)
Standart


Bir önceki yazımda 3 temel soru sormuş ve bunlardan ilkinin açıklamasını yapmaya çalışmıştım. Şimdi ikinci soru olan, ''maddeleri insanın fikirleri mi yaratıyor'' sorusuna geçelim.

İlk soruda idealistlerin söylemiş olduğu ‘’aslında elma yok, o senin zihninde var’’ önermesi pek ala burada da yapılabilir. Bununla birlikte Politzer’in kitabında şöyle bir örnek geçer :

‘’Nesneleri yaratanın bizim fikirlerimiz olduğunu iddia eden bir idealistle birlikte, yolun karşısına geçerken, yoldan gelen bir otobüsü ele alalım. Eğer ezilmek istemiyorsak, elbette her ikimiz de çok dikkatli olacağız. Yani pratikte, idealist, otobüsün varlığını nesnel olarak tanımak zorundadır. Ona göre, pratikte nesnel bir otobüs ile öznel bir otobüs arasında bir ayrım yoktur. Bu, öylesine doğrudur ki, yaşam pratiği, idealistlerin de hayatın içinde materyalist olduklarının kanıtıdır.’’

Günümüz idealistleri, artık dünyanın düşünce ürünü olduğunu iddia edememekte. Kanıtları daha farklı ve daha kurnazca seçmekte. Bununla ilgili kitabımızın yazarın Politzer, Lenin’in ‘’Materyalizm ve Ampriyokritisizm’’ adlı kitabına bakmamızı önerir. Bununla ilgili okumalarıma başladım ve ileride bu başlık altında fırsat bulabilirsem aktaracağım.

Üçüncü sorumuz ‘’Ruhun maddeyi yarattığı gerçek midir?’’ sorusunda ise, idealistler, ruh kavramının en üstün ve en yüce biçimini Tanrı’da bulmuştur. Tanrı, idealizmin ulaşabileceği bir sonuçtur ve önceki yazılarımıza da dayanarak, buradan şöyle bir çıkarım yapabiliriz:

‘’İdealizm mi yoksa materyalizm mi’’ tartışması asla bir arada olamayacağından ve birbirine karşıt olduğundan, bu soru ‘’tanrı mı yoksa bilim’’ mi biçiminde ortaya konur.''

Yani aslında idealizm kavramı birçok insan için çok yabancı bir kavram değildir. Çünkü idealizm, günümüzde tanrının sonsuz olduğunu, zaman ve mekan tanımadığını, her şeyin yaratıcısı olduğunu söyler. Evet, yukarıda da söz ettiğimiz gibi, tanrı, idealizmin en yüksek formudur ve kendini ancak burada var edebilir.

İdealistler kendini sürekli tekrar ederler. Ve baktığınız zaman, idealizme yönelik bazı eleştirilerde, Platon’un tekrarı olduğu da söylenir. Yani bundan asırlarca öncesine… İdealistlerin dayandığı tanrı kavramının ne olduğunun açıklanması ve kanıtlanması istenildiği zaman, tanrı açıklanamaz derler ve maddenin her zaman var olmadığını ileri sürerler. Ama bunun için hiçbir somut dayanakları yoktur ve buradan da öteye gidemezler.

Materyalistler ise savları için bilimden yararlanırlır. Şunu unutmamak gerekir. Eğer ki, gerici ve karanlık bir dönemde yaşıyorsak ve bilim ilerlemiyorsa materyalizm de ilerlemez. Tersi durumunda da tersi olacaktır. Ve devam ederler, derler ki, salt bir ruh tarafından yaradılış fikri anlamsızdır. Çünkü biz buna deneyle, gözlemle ulaşamıyoruz. Ve en basitinden bilim, bize ‘’hiçbir maddenin yoktan var edilemeyeceğini, var olan bir maddenin yok edilemeyeceğini’’ söyler ve beraberinde maddesiz bir ruhun olmasını da mümkün görmez. Fikirlerimizin, düşüncelerimizin yani dahası ruhumuzun kaynağı beyindir derler. Materyalistler, nereden geldik sorusuna net bir cevap veremeseler de, nereden gelmedik sorusuna net bir cevap verebilirler. Çünkü ilki için bilimsel araştırmalar devam etmekte.

No Pasaran
*****

Genel olarak konuyu burada bitiriyorum. Ancak okumalarıma devam ettiğim için daha sonra üzerine eklemeler yapabilirim.

Yararlandığım Kaynak :
- Georges Politzer - Felsefenin Başlangıç İlkeleri
- Lenin - Materyalizm ve Ampiryokritisizm
- Ekşi Sözlük - materyalizm
- Ekşi Sözlük - materyalizm ve idealizm arasındaki farklar
Barfi, keroLayn, Nazlı and 5 others like this.
Bay No Pasaran isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Etiketler
hakkinda, materyalizm, nedir, uzerine


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:29.
Forum Yazılımı ve Sürümü Site Bilgileri

Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2010 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Kuruluş Tarihi : 05.10.2010
Tasarım : ForumSal

 
  
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir."Şikayet" buradan bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.
Forum Forumlar Forum Sitesi Etiket Sitemap