izmir escort bursa escort izmir escort bursa escort gaziantep escort denizli escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort izmir escort izmir escort izmir escort antalya escort izmir escort porno izle porno porno jigolo mp3dinlemuzikdinle.com bursa escort
lev tolstoy kimdir
ForumSal.Net

Üye Ol Forumsal Albümler Mesajlar Gruplar Chat Yönetim Radyo Twitter Facebook



Go Back   Forumsal.Net
Kültür & Sanat & Tarih & Edebiyat
Biyografiler
Biyografiler Önemli şahsiyetlerin hayat hikayeleri..

Kullanıcı Etiket Listesi


 
Seçenekler Stil
Alt 06-03-13, 16:58   #1
Tecrübe Puanı: 0
aRMiNa is on a distinguished road
Icon01 lev tolstoy kimdir


lev tolstoy kimdir
lev tolstoy kimdir

lev tolstoy eserleri

lev tolstoy sözleri

lev tolstoy hayatı

lev tolstoy hakkında bilgi


Lev Nikolayeviç Tolstoy



Lev Tolstoy 1908'de "Yasnaya Polyana"da. Bu fotoğraf Rusya'da çekilmiş ilk renkli portre fotoğrafıdır.
Doğum 9 Eylül 1828
Yasnaya Polyana, Rusya İmparatorluğu
Ölüm 20 Kasım 1910 (82 yaşında)
Astapovo, Rusya İmparatorluğu
Milliyet Rus
Meslek Filozof, yazar, pasifist, Eğitim reformcusu
Dönem 1828-1854
Akım Gerçekçilik
İlk eseri Çocukluk

Hayatı

Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana'da doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı.

Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi.

Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs 16 yaşında idi. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Karısına; önceki yaşamı, özelliklede yanlarında çalışan kadın kölelerle olan cinsel ilişkileri anlattığı günlüklerini evlendikleri gün okuması için vermiş ve önceki hayatındaki yaptığı yanlışları öğrenmesini istemiştir. Fakat cinselliğe düşkünlüğü evlilikleri boyunca sürdü. Bu evlilkten 12 çocukları oldu; bu çocuklardan 5'i öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı", bu sıralarda yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ı 12 kez düzeltmelerini yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir.

Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır.

82 yaşında vefat eden Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek kendisinde oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hristiyan anaşizminin geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması ortodoks kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı [1].




Leo Tolstoy kız torunuyla Yasnaya Polyanada.




Romanları

Çocuklukluğum
İlk Gençlik
Gençlik
Sivastopol Serisi
Kazaklar
Savaş ve Barış
İnsan Ne İle Yaşar?
Ivan Ilyiç'in Ölümü
Anna Karenina
Kroyçer Sonat
Diriliş
Hacı Murat
Sergi Baba
Efendi İle Uşağı

Öyküleri

Toprak Ağasının Sabahı
Baskın
Ormanın Kesimi
Notes of a Billiard Marker
İki Süvari Subayı
Bir Karşılaşma
Tipi
Lucerne
Albert
Üç Ölüm
Aile Saadeti
Polikuska
The Decembrists
Caucasus Mahkumu
İvan İlyiç'in Ölümü
Holstomer
İnsanlar Arasında Boş Bir Konuşma
Usta ve Çırak
Köyde Şarkı Söylemek
Köyde Dört Gün
Yanlış Kupon
Oyun'dan Sonra
Erik Çekirdeği

Masalları

Fil ile Tilkiler
Masallar
an Masallar

Günlük ve Mektuplar

İlk hatıralar
İtiraflarım
Sevginin Talebi
Hz. Muhammed

Eğitim

Popüler Eğitim
Eğitim ve Öğretim Programları ve Danışmanlığın Tanımı
Bir Okuma Kitabı
Popüler Öğretim
Yeni Bir Okuma Kitabı

Din ve Ahlak

Doğmatik Teolojinin Eleştirisi
İncil'in Kısa Bir İzahı
The Four Gospels Unified and Translated
Church and State
Neye Güveniyorum?
Hayat
Sevgi Tanrısı ve Komşunun Biri
Timothy Bondareff
İnsanlar Niçin Sarhoş Olurlar?
On Non-Resistance
Birinci Adım (vejeteryanlık üzerine)
Tanrı'nın Hükümdarlığı Kendi İçimizdedir
Non-Activity
The Meaning of the Refusal of Military Service
Sebep ve Din
Din ve Erdem
Hıristiyanlık ve Vatanseverlik
Non-Resistance ( Ernest H. Crosby'e bir mektup)
Kutsal Kitab'ı nasıl Okumalıyız?
Kilise'nin Aldatmacası
Hıristiyan Öğretisi
İntihar
Öldürmeyeceksin
Aziz Sinot'a Yanıt
Sadece Savaş
Dinde Hoşgörü
Din Nedir?
Ortadoks Rahiplerine
Bilgeleri Düşünceleri (derleme)
Tek İhtiyacımız
Büyük Günah
A Cycle of Reading (derleme)
Adam Öldürme!
Birbirinizi Sevin
Gençliğin Savunması
Şiddetin Yasası ve Sevginin Yasası
Tek Emir
Her Gün İçin (derleme)

Sanat ve Edebiyat

Sanat Nedir?
Sanat ve Sanatsal Olmayan
Shakespeare ve Drama
Dr.Alice Stockham'ın Edward Carpenter Tarafından Yazılan "Modern Bilim Cevirisi"nin Önsözü
Orloff'un Albümü
Amiel
Guy de Maupassant Hikayelerinin Serbest Çevirileri
Bernardin de St. Pierre

Halk İçin Kısa Öğretici Hikayeler

İnsan Neyle Yaşar
Sevgi Nerdeyse Tanrı da Ordadır
İki Yaşlı Adam
İhmal Edilen Bir Ateş Evi Yok Eder
Nicolas Stick (Çar 1.Nicolas )
Bir İnsana Fazla Mülkiyet Gerekir mi?
Ifias
Tanrı'nın Oğlu
Üç Münzevî Adam
Mum
Pişman Günahkâr
İlk Damıtıcı
Aptal İvan
Boş Davul
Işıkla Birlikte Işıkta Yürümek
Üç Mesel
Esarheddon
Üç Soru
Cehenneme Dönüş
Çalışmak, Ölmek ve Hastalanmak
Bir Dua
Meyveler
Korney Vasilyeff
Niçin?
İlahiyatçı ve İnsan
Bir Köylüye Bilimsel Bir Mektup



Tolstoy, çalışma ofisinde 1908

Sosyal ve Siyasi Denemeler


Moskova'nın Nüfus Sayımı (1882'de)
M. A. Engelhardt'a Mektup
O Halde Ne Yapmalıyız?
Kadınlar
El Emeği
Zihinsel Hareketlilik ve El Emeği
Kültür Şöleni (Moskova Üniversitesinin Yıldönümü'ne)
Bir Devrimci'ye Mektup
Açlık (rapor ve mektuplar)
Utandır! (bedensel cezaya karşı)
Vatanseverlik ve Barış
Liberallere
Bakanlara
Sonun Başlangıcı
Terfi Ettirilmemiş Bir Görevliye Mektup
Hague Barış Konferansı
İki Savaş
Suçlu Kim?
Carthago Delenda Est
Zamanımızın Köleliği
Çıkış Nerede?
Vatanseverlik ve Hükümet
Gerçekten Zorunlumu?
Çar'a ve Yardakçılarına
Çağın Yaklaşan Sonu
Askerlik Hatıraları
Memurluk Hatıraları
İşçi Sınıfı Problemi
Çar'a Mektup
İşçi Sınıfına
Politikacılara
Sosyal Reformlara
Pietro Mazzini'ye Mektup
Kendinizi Hatırlayın
Rus Devrimi
İşçi Sınıfı Nasıl Özgür Kılınabilir?
Büyük Bir Adaletsizlik
Rusya'da Sosyal Hareket
Çağın Sonu
Halkın Savunması
Askerlik Hizmeti
Rus Devrimi'nin Anlamı
Ne Yapılmalı?
Hükümetin, Devrimcilerin ve Halkın Bir Savunması
Mülkiyet Sorununun Tek Çözümü
Susamam
Molochnikoff'un Tutuklanmasıyla İlgili
Bosna ve Herzegovina'nın İlhakı
Kaçınılmaz Devrim
Stockholm Barış Konferansı'na Bir Adres
Faydalı Bir çare

Oyunlar

Karanlığın Gücü
Aydınlanmanın Meyveleri (komedi)
Ceset (tamamlanmamış dram)
BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-03-13, 17:00   #2
Tecrübe Puanı: 0
aRMiNa is on a distinguished road
New042 Gif Lev Nikolayevic Tolstoy


Lev Nikolayevic Tolstoy

Lev Nikolayevic Tolstoy Büyük Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy (Leo Tolstoy), 9 Eylül 1828’de Tula’da bulunan ailesine ait Yasyana PolyanaMalikanesinde zengin bir toprak sahibinin oğlu olarakdoğdu. İki yaşında annesini ve dokuz yaşında babasını kaybetti. Küçük yaşta öksüz ve yetim kalınca, eğitimi için Kazan’a halalarının yanına gönderildi. Daha bu yaşta Pascal, Platon, Dickens gibi klasikler okumaya başladı ve kendine bir yaşam felsefesi belirlemeye karar verdi.1843’te Doğu dilleri okumak üzere Kazan Üniversitesi’ne girdi, kısa süre sonra Hukuk Fakültesi’ne geçti. Bu fakültedeki eğitimini de yarıda bıraktı ve 1847 yılında, doğduğu yer olan Yasyana Polyana’daki çiftliğine geri döndü. 1851’de, yirmi üç yaşındayken, düzensiz hayatının yarattığı boşluğa son vermek ve alacaklılarından kurtulmak için orduya yazıldı ve 1854-55 arası Kırım’da topçu teğmeni olarak savaştı.

Bu dönemde otobiografik eserler olan Çocukluk, İlk Gençlik ve Gençlik’i ve ayrıca Tipi, İki Süvari Subayı ve Toprak Ağası’nın Sabahı’nı yazdı. Bu ilk başarılarından sonra kendini edebiyata adamaya karar veren Tolstoy, savaştan sonra St. Petersburg’a gitti, fakat burada birini radikal demokrat N. Çernişevski, diğerini muhafazakar liberal I. Turgenyev’in temsil ettiği iki edebi kampla anlaşamayarak 1857’de İsviçre, Almanya ve Fransa’yı kapsayan bir seyahate çıktı. Bu dönemde eğitim kurumlarıyla ilgilenmeye başladı ve Rusya’ya dönerek çiftliğindeki köylü çocukları için bir okul açtı. 1860’ta ikinci bir Avrupa seyahatine çıkarak buradaki eğitim kuramlarını ayrıntılı bir şekilde inceledi. Bu incelemelerin neticesinde, Batı’nın yapay ve maddeci uygarlığını, insanı bozan bir etken olarak görmeye başladı. Avrupa seyahatini bitirip Rusya’ya döndüğünde serflik kaldırılmıştı. Tolstoy, kendi bölgesinde eski serflerle toprak sahipleri arasındaki toprak ve borç anlaşmazlıklarını çözmek üzere yargıçlık görevini üstlendi.

1862 yılında komşu çiftliğinin sahibinin kızı olan Sofya Andeyevna Bers’le evlendi ve bu evliliğinden on üç çocuğu oldu. Budönemde yazar, “Kazaklar”, “Sivastopol Hikayeleri” ve belki de en büyük romanı olan “Savaş ve Barış”ı yazdı. Napolyon Savaşları sırasında, 1865'de yazdığı "Savaş ve Barış", yaşama sunulan bir destan olarak nitelendirilir. Bu romanda geniş bir zaman sürecinden bahsedilmesi, somut özelliklerin canlandırılmasında kaydedilen yüksek başarı düzeyi, sayıları beş yüzü aşan sayıda kişiyi içermesi, öykünün dallanıp budaklanarak ilerlemesi bu eseri başyapıtlardan biri haline getirmiştir. Eser geniş ve detaylı olması nedeniyle tarihi bir belgesel niteliği dahi taşır . Bu kadar çok sayıda karaktere rağmen, her bir karakter diğerlerinden çok farklı özellikler taşır. Tolstoy, “Savaş ve Barış” adlı eserinin yayımlanmasından sonra, yıldan yıla artacak bir bunalıma girdi. Bu bunalımın izleri, 1877 yılında yayımlanan, ikinci büyük romanı sayılabilecek “Anna Karenina” adlı romanında da görülür. Bu romanda yazar, aileleri mutsuzluğa götürebilecek etmenleri araştırıp, kendimizi sorgulamaya sevketmiştir.

Tolstoy, 1880’den sonra Hristiyanlıktaki ölümsüzlük düşüncesini, Ortodoks Klisesi’ni ve her türlü siyasal iktidarı yadsıyan, kendine özgü bir tür hristiyanlık anarşizmi geliştirmeye başladı. Düşüncelerini açıkladığı ‘‘Dogmatik Teolojinin Eleştirisi’’, ‘‘O Halde Ne Yapmalıyız?’’ ve ‘‘Tanrı’nın Hükümdarlığı Kendi İçimizdedir’’ adlı makalelerin yayımlanmasından sonra 1901’de Kilise tarafından afaroz edildi. Bu dönemde yazdığı “İvan İlyiç’in Ölümü”, “Kreutzer Sonat”, “Hacı Murat” ve son büyük romanı sayılabilecek “Diriliş” gibi eserleri, aynı manevi arayışa, ahlâksızlıkla suçladığı sanatı ve dogmalar ve mucizeler üreten Kilise’yi yadsıyışına işaret eder.

1900’lerden itibaren bir yandan mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle ailesiyle arası açılırken, diğer yandan aydın Rus gençleri arasında giderek daha çok tanındı. Bu ikisi, derin bunalımını ve manevi yalnızlığını arttırdı. 7 Kasım 1910’da ailesini terk etmeye karar vererek yanına en küçük kızı ve doktoruyla yola çıktı. Ancak dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından biri olan Tolstoy, birkaç gün sonra Astapovo tren istasyonunda zatürreden ölmüş olarak bulundu.
BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-03-13, 17:02   #3
Tecrübe Puanı: 0
aRMiNa is on a distinguished road
New042 Gif Lev Tolstoy'dan Özlü Sözler


Lev Tolstoy'dan Özlü Sözler




Ünlü Rus edebiyatçı Lev Tolstoy'dan düşündürücü sözler

* Hayat bizi resmen dört işlemle sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der.

* Kimse kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin.

* Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için, güneşin doğduğunu sanırlar.

* Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

* Her mutluluk birbirinin aynı, ama her mutsuzluk kendine özgüdür.



* Eğer bir keder, hiddet, öfke hissedersen bil ki ya sevmemen gereken birşeyi seviyorsun ya da aksine sevmen gerken birşeyi sevmiyorsun.

* Uzun süre değişmeyen tek amacımız var: Para ve ün. Kimse, "benim için önemli değil" demesin. Her insanın bilinçaltında bu var.

* Biz hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.

* Hareket etmezsen zincirlerini farkedemezsin.

* İnsanları yalan söylediklerinde dinlemeyi severim. Çünkü; 'Olmak istedikleri ama olamadıkları insanları anlatırlar.

* Ölmek için doğmuştur ya insan; O yüzden her yağmur sonrası toprak kokusunu sever.

* İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir,
paydası da kendisini ne zannettigini, payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.

* Gerek yokken yanındalar, ihtiyacın olduğunda uzakta. Unutma ki, kimi hayatına girdiğinde yaşamını aydınlatır, kimisi çıktığında.

* İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir.

* Mutluluğun ilk şartlarından biri de insan ve doğa arasındaki ilişkinin bozulmamasıdır.

* Evrenin en güçlü savaşçıları "sabır" ve "zaman" dır.

* Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur.

* Her şey, beklemesini bilen kişiye kendiliğinden gelir.

* Güzellik denen şeyin gülümsemede saklı olduğuna inanıyorum.
Eğer gülümseme bir yüzü güzelleştiriyorsa ,o yüz gerçekten güzeldir.Gülümsemesi görünüşüne bir şey katmıyorsa, o yüz herhangi bir yüzdür..!
BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-03-13, 17:04   #4
Tecrübe Puanı: 0
aRMiNa is on a distinguished road
New042 Gif Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828 - 1910)


Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828 - 1910)



Büyük Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy (Leo Tolstoy), 9 Eylül 1828’de Tula’da bulunan ailesine ait Yasyana Polyana Malikanesinde doğdu. İki yaşında annesini ve dokuz yaşında babasını kaybetti. Anne ve babasının olmaması sebebiyle eğitimini halaları üstlendi ve 1943 yılında Doğu dilleri okumak üzere Kazan Üniversitesi’ne gönderildi. Fakat uzun bir süre geçmeden buradaki eğitimini yarıda bıraktı ve Hukuk Fakültesi’ne geçti. Bu fakültedeki eğitimini de yarıda bıraktı ve 1847 yılında, doğduğu yer olan Yasyana Polyana’daki çiftliğine geri döndü. Aradan üç yıl geçtikten sonra, 1851’de Rus ordusuna yazıldı ve 1854-55 arası Kırım Savaşın’da topçu teğmeni olarak görev yaptı.

Bu dönemde otobiografik eserler olan Çocukluk, İlk Gençlik ve Gençlik’i ve ayrıca Tipi, İki Süvari Subayı ve Toprak Ağası’nın Sabahı’nı yazdı. Bu ilk başarılarından sonra kendini edebiyata adamaya karar veren Tolstoy, savaştan sonra St. Petersburg’a gitti, fakat burada birini radikal demokrat N. Çernişevski, diğerini muhafazakar liberal I. Turgenyev’in temsil ettiği iki edebi kampla anlaşamayarak 1857’de İsviçre, Almanya ve Fransa’yı kapsayan bir seyahate çıktı. Bu dönemde eğitim kurumlarıyla ilgilenmeye başladı ve Rusya’ya dönerek çiftliğindeki köylü çocukları için bir okul açtı. 1860’ta ikinci bir Avrupa seyahatine çıkarak buradaki eğitim kuramlarını ayrıntılı bir şekilde inceledi. Bu incelemelerin neticesinde, Batı’nın yapay ve maddeci uygarlığını, insanı bozan bir etken olarak görmeye başladı. Avrupa seyahatini bitirip Rusya’ya döndüğünde serflik kaldırılmıştı. Tolstoy, kendi bölgesinde eski serflerle toprak sahipleri arasındaki toprak ve borç anlaşmazlıklarını çözmek üzere yargıçlık görevini üstlendi.

1862 yılında komşu çiftliğinin sahibinin kızı olan Sofya Andeyevna Bers’le evlendi ve bu evliliğinden on üç çocuğu oldu. Bu dönemde yazar, “Kazaklar”, “Sivastopol Hikayeleri” ve belkide en büyük romanı olan “Savaş ve Barış”ı yazdı. Napolyon Savaşları sırasında, 1865'de yazdığı "Savaş ve Barış", yaşama sunulan bir destan olarak nitelendirilir. Bu romanda geniş bir zaman sürecinden bahsedilmesi, somut özelliklerin canlandırılmasında kaydedilen yüksek başarı düzeyi, sayıları beş yüzü aşan sayıda kişiyi içermesi, öykünün dallanıp budaklanarak ilerlemesi bu eseri başyapıtlardan biri haline getirmiştir. Eser geniş ve detaylı olması nedeniyle tarihi bir belgesel niteliği dahi taşır . Bu kadar çok sayıda karaktere rağmen, her bir karakter diğerlerinden çok farklı özellikler taşır. Tolstoy, “Savaş ve Barış” adlı eserinin yayımlanmasından sonra, yıldan yıla artacak bir bunalıma girdi. Bu bunalımın izleri, 1877 yılında yayımlanan, ikinci büyük romanı sayılabilecek “Anna Karenina” adlı romanında da görülür. Bu romanda yazar, aileleri mutsuzluğa götürebilecek etmenleri araştırıp, kendimizi sorgulamaya sevketmiştir.

Tolstoy, 1880’den sonra Hristiyanlıktaki ölümsüzlük düşüncesini, Ortodoks Klisesi’ni ve her türlü siyasal iktidarı yadsıyan, kendine özgü bir tür hristiyanlık anarşizmi geliştirmeye başladı. Düşüncelerini açıkladığı ‘‘Dogmatik Teolojinin Eleştirisi’’, ‘‘O Halde Ne Yapmalıyız?’’ ve ‘‘Tanrı’nın Hükümdarlığı Kendi İçimizdedir’’ adlı makalelerin yayımlanmasından sonra 1901’de Kilise tarafından afaroz edildi. Bu dönemde yazdığı “İvan İlyiç’in Ölümü”, “Kreutzer Sonat”, “Hacı Murat” ve son büyük romanı sayılabilecek “Diriliş” gibi eserleri, aynı manevi arayışa, ahlâksızlıkla suçladığı sanatı ve dogmalar ve mucizeler üreten Kilise’yi yadsıyışına işaret eder.

1900’lerden itibaren bir yandan mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle ailesiyle arası açılırken, diğer yandan aydın Rus gençleri arasında giderek daha çok tanındı. Bu ikisi, derin bunalımını ve manevi yalnızlığını arttırdı. 7 Kasım 1910’da ailesini terk etmeye karar vererek yanına en küçük kızı ve doktoruyla yola çıktı. Ancak birkaç gün sonra Astapovo tren istasyonunda zatürreden ölmüş olarak bulundu.

ESERLERİNDEN BAZILARI

Kazaklar


Büyük Rus yazarı Lev Tolstoy'un ilk yapıtı olan Kazaklar, iki karşıt dünyanın çarpıcı bir üslupla karşılaştırılmasıdır. Bu iki farklı dünyadan biri çeşitli kültürlerin etkisi altında yaşayan ve "kibarlar" tabakasını oluşturan aristokratların, diğeri ise, kendi geleneklerine sıkı sıkıya bağlı ve başka bir kültürle karşılaşmamış olan halkın dünyasıdır. Tolstoy, dağlarda yaşayan Terek Kazaklarını anlatırken bu insanların ülkeden kopuşlarının nedenlerini; içinde bulundukları koşulların onları nasıl savaşçı kıldığını gerçekçi bir üslupla sergiler.

Savaş ve Barış

Lev Tolstoy,1863-1868 yılları arasında sürekli ve yoğun bir çaba sonucunda ürettiği ünlü başyapıtı "Savaş ve Barış"ın temel özelliğini şöyle belirtiyor."Bu yapıt bir roman değildir, bir şiir de değildir, bir tarih kroniği hiç değildir. "Savaş ve Barış", dile geldiği biçim içinde, yazarın dile getirmek istediği ve getirebildiği şeydir.(Arka Kapak)

Kroyçer Sonat

Kroyçer Sonat, bir tren yolculuğu öyküsüyle başlıyor, insanoğlunun ruhunun derinliklerinde uyuyan şiddete, kıskançlığa, zavallılığa uzanıyor. Trende başlayan bir söyleşi sırasında yolcular arasında bulunan, kitabın baş kahramanı Pozdnişev, nasıl olup da böyle çöktüğünü, bezginleştiğini anlatır. Gençliğinde sefih bir hayat sürmüş, sonradan kendinden iğrenmeye başlamıştır. Terzilerin, güzellik uzmanlarının yardımıyla erkeklerin hayvansal içgüdülerini alevlendirdikleri için toplumun ve kadınların suçlu olduğu kanısına varmıştır. İçinde uyanan pişmanlık Pozdnişev'i değişime itmiş, o da bu doğrultuda evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. Ancak, kadınlarla erkekler arasındaki onulmaz farklar, bir yandan da Pozdnişev'in kıskançlığı nedeniyle bir süre sonra karısıyla birbirinden nefret etmeye başlamışlardır. Karısının onu bir müzisyenle aldattığından kuşkulanmasıyla birlikte Pozdnişev'in ruhunun derinlerinde yatan şiddet açığa çıkmış, geri dönüşsüz zararlara yol açmıştır. Pozdnişev'in öyküsü, Lev Tolstoy'un yaşadığı dönemin ahlâk anlayışının ve bazı değerlerin değişmesiyle yaşanan sancıların bir panoraması niteliğindedir. Kadın-erkek ilişkilerinde erdemin gerekliliğine inanan Tolstoy, kendi görüşü doğrultusunda erdemsizliğin insanoğlunu ne gibi çıkmazlara sürüklediğine işaret etmeye çalışıyor. Tabii, Beethoven'ın ünlü Kroyçer Sonat'ını dinleyip dinlememek, size kalmış.(Arka Kapak)

Hacı Murat

1896-1904 yılları arasında yazılan Hacı Murat, büyük Rus yazarı Tolstoy' un olgunluk dönemi romanları arasında yer alıyor. Hacı Murat, on dokuzuncu yüzyıl Kafkas halkları arasında efsaneleşen, Şeyh Şamil' le davalıdır. Yurt edinme, hayata tutunma, bağımsızlık, tutsaklık, ihanet ve iktidar sarmalında biçimlenen bir davanın kahramanıdır. Zayıflıklarının ve gücünün farkında bir kahraman. Acımasız bir coğrafyanın geniş yürekli insanları arasındaki iktidar mücadelesinde taraf olmak zorunda kalmıştır; Rusları da sevmez, Şeyh Şamil' i de. Seçeneksiz kalmak, bütün duygulardan arınmanın başlangıcı ve sonucu belki de. Savaş bazı insanların kaderidir. Tıpkı inanmasa da taraf olmak zorunda kalmak gibi. Aslolansa direnmek. Her koşulda direnmek ve ayakta kalmak. Tolstoy, ölümüne direnen bir kahramanı yazarak sonsuza taşıyor. (Arka Kapak)

Anna Karenina

Anna Karenina, Rusların kendi ülkelerini ve dönemin aristokratlarını en doñru yanlarıyla yansıtan bir romandır. Lev Tolstoy'un 1876-77 yılları arasında kaleme aldığı Anna Karenina'nın ana teması her şeyden önce Rus ailesidir. Bu romanda Tolstoy, dürüst bir evliliğin açık mutluluğuyla evlilik dışı bir aşkın yol açtığı düş kırıklıklarını ve düşüşleri karşılaştırmaktadır. Anna Karenina, dönemin üst kademedeki bir memurunun karısıdır. Onu, hovarda Vronski ile kurduğu ilişkide hazin bir son beklemektedir. Bunun karşısında Kiti ve Levin'in arasındaki sağlam temellere dayalı aşk, Anna Karenina'nın kendini beğenmişliğini ve temsil ettiği aristokrasinin köksüzlüğünü ortaya koymaktadır. Rus halkının Napolyon ile yaptığı harbin anlatıldığı Savaş ve Barış'ın yazarı Tolstoy'un Anna Karenina'sı, yaratıcısının aile hayatındaki huzur getirmeyen zevklerinden usandığı ve inanç buhranının kıskacına düştüğü zamanların ürünüdür.

Diriliş


Diriliş, insanca şefkatin en güzel, belki de en doğru sözlü şiirlerinden biridir. Ben bu yapıtta Tolstoy'un ışıklı gözlerini, içe işleyen açık mavi gözlerinin bakışını, öbür yapıtlarında olduğundan çok daha açık olarak görüyorum. Bu bakış doğrudan doğruya ruha gider.- Romain Rolland-Diriliş'i vakit buldukça, bölüm bölüm değil, bir kerede, soluk almamacasına okudum. Burada ilgi çekmeyen tek şey, Nehludov'la Katya arasındaki ilişkilerdir. İlgi çekici yanlarsa prensler, generaller, köylüler, mahsuplar, gardiyanlardır.- Çehov-(Arka Kapak)

Çocukluk

Tolstoy, yaşadığı yüzyıla olduğu kadar günümüz dünya edebiyatına da mührünü vurmuş "dahi" yazarlardan biri.. O'nun, hala klasikler arasında duran eserlerine baktığımızda, sürekli aynı karekteristik özellikleri taşıdığını görüyoruz; yani, kendi sosyal gerçeğinden dünya ölçeğine çıkan bir üslup ve konu bütünlüğü..."Çocukluk"da, böylesi bir eser. Geriye dönüşlerle başlayan otobiyografik kitap, yazıldığı dönemin trajik toplum hayatına, anne-baba sevgisine, eğitim sistemine, aşklarına dair duyuşları ele alıyor. İroniyle dramın, sevgiyle kaosun ortasında yaşayan genç birinin gözüyle ve özel bir anlatımla sunulan "Çocukluk", Tolstoy kitapları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip. Eseri okuyanlar, yalın ve yapmacıksız bir çocukluğun gizemli dehlizlerine de yolculuk yapma imkanı bulacaklar... (Arka Kapak)

Sanat Nedir?

"En iyi sanat eserlerinin, kitleler tarafından anlaşılmayan, ancak bu büyük eserleri anlamaya hazır seçkinlere ulaşabilen eserler olduğu söylenir. Fakat insanların çoğunluğu bu eserleri anlamıyorsa, onları anlamayı mümkün kılan gerekli bilgi bu insanlara öğretilmeli ve açıklanmalıdır. Ancak kolaylıkla anlaşılabilir ki; böyle bir bilgi yoktur. Bu eserler açıklanamaz. 'Çoğunluk bu iyi sanat eserlerini anlamıyor,' diyenler de hala bu eserleri açıklayamamakta ve sadece bize onları anlamak için tekrar tekrar okumamız, görmemiz ve duymamız gerektiğini söylemektedirler. Oysa bu bir açıklama değildir, sadece alıştırmaktır. İnsanlar kendilerini herhangi bir şeye, hatta en kötü şeylere bile alıştırabilirler. İnsanlar nasıl kendilerini kötü yiyeceklere, sert içkiye, tütüne ve afyona alıştırıyorlarsa, aynı şekilde kötü sanata da alıştırabilirler. Yapılan şey, kesinlikle budur.(Arka Kapak)
BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-03-13, 17:06   #5
Tecrübe Puanı: 0
aRMiNa is on a distinguished road
New042 Gif Tolstoy


Tolstoy

9 Eylül 1828’de Rusya Yasnaya Polyana’da doğdu. 20 Kasım 1910’da Astopova’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Lev Nikolayeviç Tolstoy. Soylu, tanınmış bir ailenin çocuğuydu. Babası konttu. Kendisinin de kont unvanı vardı. Çocuk yaşta anne-babasını yitirdi. Akrabalarının yanında yetişti. Bir süre Kazan Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Ama Çarlık yönetimine karşı büyük tiksinti duyuyordu. Okulu bırakıp doğduğu topraklara Yasnaya Polyana’ya döndü. Topraklarını yönetti, kendini yetiştirmeye çalıştı. Daha sonra Moskova ve Petersburg’un hareketli ortamını tercih etti. 1851’de Kafkaslar’da asker olan kardeşi Nikolay’ın yanına gitti. Ertesi yıl orduya katıldı. İlk kitabı Detstvo’yu (Çocukluk) 1852’de yazdı. Kırım Savaşı’ndan sonra ordudan ayrıldı. 1857’de Fransa, İsviçre ve Almanya’yı kapsayan bir geziye çıktı. Dönüşte köylülerin eğitimine ağırlık verdi. 1860-1861 arasında bir Avrupa gezisi daha yaptı. Çeşitli ülkelerdeki eğitim sistemlerini inceledi. Ülkesine dönüşte bir eğitim dergisi ve basit, anlaşılır ders kitapları yayımladı. Sonraki 15 yılı mutlu bir aile babası olarak geçirdi. Topraklarını yönetti, tam 13 çocuk babası oldu. Anna Karenina (1875), Savaş ve Barış’ı (1865) bu dönemde yazdı. Dünya edebiyatının en büyük romanlarından Savaş ve Barış’ın yazımı 7 yıl sürdü. Anna Karenina’yı bitirden sonra bunalıma girdi. İntiharın eşiğinden döndü. 1900’lerden sonra zamanının büyük bölümünü dini düşüncelere ayırdı. Bir tür Hıristiyan anarşizmi savunduğu için 1901’de kilise tarafından aforoz edildi. Öyküler, çocuk kitapları, tiyatro oyunları yazdı. Ölümü ıssız bir tren istasyonunda zatürreeden oldu. Bugün dünyanın bütün dillerinde en çok okunan, en çok beğenilen yazarlardan biri.




TÜRKÇE’YE ÇEVRİLEN ESERLERİ:

ROMAN:

Ölümden Sonra Diriliş (1949) – Diriliş (1959)
Kazaklar (1937)
Harp ve Sulh (1938) Savaş ve Barış (1988)
Serge Baba (1942)
Hacı Murat (1943)
Anna Karenina (1949, 1987)

ÖYKÜ:

Nerede Sevgi Orada Allah (1934)
İnsan Ne İle Yaşar (1934)
Samimi Saadet (1934) – Aile Mutluluğu (1977)
İvan İlyiç’in Ölümü (1935)
Efendi ile Uşak (1936)
Katya (1940)
Halk İçin Hikayeler (1946)
Polikuşka (1946)
Budala İvan (1947) – Akılsız Oğlan (1960)
Balodan Sonra (1948)
Kröyçer Sonat (1958)
Sivastopol (1966)
Üç Ölüm (1969) Baskın (1974)

OTOBİYOGRAFİ:

Yaşayan Ölü (1943)
Çocukluk (1945)
İlkgençlik (1946)
Gençlik (1947)
Çocukluk ve Ergenlik Yılları (1970)-Çocukluk Delikanlılık Gençlik (1985)

OYUN:

Karanlığın Kudreti (1945)
BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-03-13, 17:11   #6
Tecrübe Puanı: 0
aRMiNa is on a distinguished road
New042 Gif Tolstoy Eserleri


Tolstoy Eserleri

Romanları

Çocukluk
İlk Gençlik
Gençlik
Sivastopol Serisi
Kazaklar
Savaş ve Barış
İnsan Nasıl Ölür?
Ivan Ilyiç'in Ölümü
Anna Karenina
Kroyçer Sonat
Diriliş
Hacı Murat
Sergi Baba

Öyküleri

Toprak Ağasının Sabahı
Baskın
Ormanın Kesimi
Notes of a Billiard Marker
İki Süvari Subayı
Bir Karşılaşma
Tipi
Lucerne
Albert
Üç Ölüm
Aile Saadeti
Polikuska
The Decembrists
Caucasus Mahkumu
İvan İlyiç'in Ölümü
Holstomer
İnsanlar Arasında Boş Bir Konuşma
Usta ve Çırak
Köyde Şarkı Söylemek
Köyde Dört Gün
Yanlış Kupon
Oyun'dan Sonra

Masalları

Fil ile Tilkiler
Masallar
Tolstoy'dan Masallar

Günlük ve Mektuplar

İlk hatıralar
İtiraflarım
Sevginin Talebi

Eğitim

Popüler Eğitim
Eğitim ve Öğretim Programları ve Danışmanlığın Tanımı
Bir Okuma Kitabı
Popüler Öğretim
Yeni Bir Okuma Kitabı

Din ve Ahlak

Doğmatik Teolojinin Eleştirisi
İncil'in Kısa Bir İzahı
The Four Gospels Unified and Translated
Church and State
Neye Güveniyorum?
Hayat
Sevgi Tanrısı ve Komşunun Biri
Timothy Bondareff
İnsanlar Niçin Sarhoş Olurlar?
On Non-Resistance
Birinci Adım (vejeteryanlık üzerine)
Tanrı'nın Hükümdarlığı Kendi İçimizdedir
Non-Activity
The Meaning of the Refusal of Military Service
Sebep ve Din
Din ve Erdem
Hıristiyanlık ve Vatanseverlik
Non-Resistance ( Ernest H. Crosby'e bir mektup)
Kutsal Kitab'ı nasıl Okumalıyız?
Kilise'nin Aldatmacası
Hıristiyan Öğretisi
İntihar
Öldürmeyeceksin
Aziz Sinot'a Yanıt
Sadece Savaş
Dinde Hoşgörü
Din Nedir?
Ortadoks Rahiplerine
Bilgeleri Düşünceleri (derleme)
Tek İhtiyacımız
Büyük Günah
A Cycle of Reading (derleme)
Adam Öldürme!
Birbirinizi Sevin
Gençliğin Savunması
Şiddetin Yasası ve Sevginin Yasası
Tek Emir
Her Gün İçin (derleme)

Sanat ve Edebiyat

Sanat Nedir?

Sanat ve Sanatsal Olmayan
Shakespeare ve Drama
Dr.Alice Stockham'ın Edward Carpenter Tarafından Yazılan "Modern Bilim Cevirisi"nin Önsözü
Orloff'un Albümü
Amiel
Guy de Maupassant Hikayelerinin Serbest Çevirileri
Bernardin de St. Pierre

Halk İçin Kısa Öğretici Hikaye ve Mektuplar

İnsan Neyle Yaşar
Sevgi Nerdeyse Tanrı da Ordadır
İki Yaşlı Adam
İhmal Edilen Bir Ateş Evi Yok Eder
Nicolas Stick (Çar 1.Nicolas )
Bir İnsana Fazla Mülkiyet Gerekir mi?
Ifias
Tanrı'nın Oğlu
Üç Münzevî Adam
Mum
Pişman Günahkâr
İlk Damıtıcı
Aptal İvan
Boş Davul
Işıkla Birlikte Işıkta Yürümek
Üç Mesel
Esarheddon
Üç Soru
Cehenneme Dönüş
Çalışmak, Ölmek ve Hastalanmak
Bir Dua
Meyveler
Korney Vasilyeff
Niçin?
İlahiyatçı ve İnsan
Bir Köylüye Bilimsel Bir Mektup

Sosyal ve Siyasi Denemeler

Moskova'nın Nüfus Sayımı (1882'de)
M. A. Engelhardt'a Mektup
O Halde Ne Yapmalıyız?
Kadınlar
El Emeği
Zihinsel Hareketlilik ve El Emeği
Kültür Şöleni (Moskova Üniversitesinin Yıldönümü'ne)
Bir Devrimci'ye Mektup
Açlık (rapor ve mektuplar)
Utandır! (bedensel cezaya karşı)
Vatanseverlik ve Barış
Liberallere
Bakanlara
Sonun Başlangıcı
Terfi Ettirilmemiş Bir Görevliye Mektup
Hague Barış Konferansı
İki Savaş
Suçlu Kim?
Carthago Delenda Est
Zamanımızın Köleliği
Çıkış Nerede?
Vatanseverlik ve Hükümet
Gerçekten Zorunlumu?
Çar'a ve Yardakçılarına
Çağın Yaklaşan Sonu
Askerlik Hatıraları
Memurluk Hatıraları
İşçi Sınıfı Problemi
Çar'a Mektup
İşçi Sınıfına
Politikacılara
Sosyal Reformlara
Pietro Mazzini'ye Mektup
Kendinizi Hatırlayın
Rus Devrimi
İşçi Sınıfı Nasıl Özgür Kılınabilir?
Büyük Bir Adaletsizlik
Rusya'da Sosyal Hareket
Çağın Sonu
Halkın Savunması
Askerlik Hizmeti
Rus Devrimi'nin Anlamı
Ne Yapılmalı?
Hükümetin, Devrimcilerin ve Halkın Bir Savunması
Mülkiyet Sorununun Tek Çözümü
Susamam
Molochnikoff'un Tutuklanmasıyla İlgili
Bosna ve Herzegovina'nın İlhakı
Kaçınılmaz Devrim
Stockholm Barış Konferansı'na Bir Adres
Faydalı Bir çare

Oyunlar

Karanlığın Gücü (dram)
Aydınlanmanın Meyveleri (komedi)
Ceset (tamamlanmamış dram)
BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-03-13, 17:21   #7
Tecrübe Puanı: 0
aRMiNa is on a distinguished road
New042 Gif Lev Tolstoy Kimdir


Lev Tolstoy Kimdir, Lev Tolstoy Hayatı, Lev Tolstoy Biyoğrafisi, Lev Tolstoy Hakkında



Lev Nikolayeviç Tolstoy (Rusça: Лев Никола́евич Толсто́й; genelikle Türkçe'de: Lev Tolstoy) (9 Eylül 1829 - 20 Kasım 1910, Miladi Takvim; 28 Ağustos 1828 - 7 Kasım 1910, Julianjulian Takvim)

Büyük bir rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana'da doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rouseu'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetle etkisinde kalmıştı. Yasanaya-Polonya'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk'u" bu sıralarda yazdı.

Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kaskas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikayelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasanaya-Polonya'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi.

Tolstoy bir düzineyi geçen çocuk sahibi olduğu bu evlilik hayatının ilk yıllarında ömrünün en mutlu, en rahat devresini yaşadı. Eserlerinin en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı", bu sıralarda yazdı. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kruetzer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir.

Tolstoy ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Bir gün küçük bir kasaba istasyonunda, hayata gözlerini yumdu.

Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluğum", "Hacı Murat (roman)", "Ayaklanış", "Sergey Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır.

alıntıdır...
BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-03-13, 18:45   #8
Tecrübe Puanı: 0
aRMiNa is on a distinguished road
New042 Gif Lev Tolstoy (1828-1910)


Lev Tolstoy (1828-1910)



İkinciGrup, ölümünün 100. yıldönümünde, Lev Tolstoy' un romancılığını ve bu romancılığına son veren inanç ve saplantılarını sorgulamayı tercih etti. Tolstoy her zaman, ilhamında ve estetik arayışlarında her şeyini, Tevrat' a, İncil' e ve J.J.Rousseau'ya borçlu olduğunu söyler; bir düalist; bir romancı olarak gerçekçidir, fakat benliği kutsallık hisleri ile de doludur. İşte bu ahlâk ve din saplantıları, Tolstoy' un romana ihanetinin işaretleridir. Zira, Tolstoy' un inandığı gibi, romanı belirleyen sosyal ilerleme ve gelişme ile ahlâkın topluma hükmetmesi birbirleriyle bağdaşamazlar. Romanın konusu ahlâk değildir, ahlâksızlıktır...


Bu tezat, Tolstoy' a roman terk ettirecekti. 100. ölüm yıldönümünde bizi ilgilendiren romancı Tolstoy olduğuna göre, sadece ''Savaş ve Barış'' ve ''Anna Karenina'' gibi eserler Tolstoy' un üzerinde durulmasına yeterlidir; bunlar dışında Tolstoy sadece peygamberlik oyunu oynamış, romandan uzaklaşarak kendi yalanlarına inanmış ve mutsuzluğa gömülmüştür.



Tolstoy, son derece büyük toprak mülküne sahip bir ailede doğdu. Zenginlik ve refah içerisinde büyüdü. Karmaşık, savurgan ve dünya zevkleri içerisinde bir gençlik yaşadı. Aynı, genç bir İngilizin, yüksek tahsilini, İngilterenin en müstesna kolejlerinde bitirdiğinde, deniz aşırı Afrika ve Asya müstemlekelerini keşfetmesi nasıl tabii ise, genç Tolstoy için de seyahat ve macera kendiliğinden zorunlu hale gelmişti. Fakat bu genç rus için, macera ve egzotizm mekanları, XIX.yüzyılın başından bu yana, dağlık bölgelerinde yaşayan türkmen kabilelerinin hala rus sömürgeciliğine karşı direndiği Kafkasyada bulunuyordu.
1851 yılında, 23 yaşında iken, üç yıllık Kafkasya seyahati esnasında edebiyata olan yatkınlığının farkına varıyordu. İlk romanı ''Çocukluğum'' (1852) 'la adını duyurmayı başardı. ''Toprak ağasının sabahı'', ''Baskın'', ''Ormanın kesimi'' ( 1852 ) hikâyelerinden sonra ''İlk Gençlik'' ( 1854 ) ve ''Gençlik'' ( 1855 ), ''Çocukluğum'' ile bir bütün oluşturuyor, ve kendi yaşamından hareketle, çocukluk ve delıkanlılık yıllarının psikolojisine bir hayli vakıf olduğunu gösteriyordu. ''Sivastopol Masalları'' serisi ( 1855 ) yayınlandığında edebiyat dünyası bir ağızdan Tolstoy' u selamlıyorlardı; bu masallar, Kırım Savaşında ( 1853-56 ) halkın kahramanlıklarını anlatan bir destan niteliğindedir; yiğit Sivastopol askerlerinin vatan şevkini selamlarken, kısa zamanda vatanperverlik cilası altında yatan içler acısı Rus gerçekliğini, rus köylüsünün sefaletini keşfeder.
''İki Süvari Subayı'' ( 1856 ), ''Albert'', ''Lucerne'' ( 1858 ), ''Üç Ölüm'' ( 1859 ), 'Holstomer'' ( 1861 ), ''Polikuska'' ( 1861 ) gibi hikâyeleri yayınlanır; bu hikâyelerin tümünde, Tolstoy' un muhayilesinin sefalet ve ölümün kıskacında olduğunu gözlemleriz. ''Aile Saadeti'' ( 1862 ) hikayesi, ve ''Kazaklar'' ( 1862 ) romanından sonra ''Savaş ve Barış'' ( 1868 ) ve ''Anna Karenina'' ( 1877 ) romanları gelir.









''Savaş ve Barış'', Rusya' nın Napolyon Bonapart' a karşı verdiği 1812 savaşının destanımsı bir freskidir. ''Anna Karenina'', romana adını veren kahramanın, Rus İmparatorluğunun yüksek memurlarından kocası Vronski' nin, sevgilisi Levin ve eşi Kitti' nin hikâyesidir; romanın tüm şahısları şehirlerden uzak, kendi toprakları üzerinde yaşarlar; şehir kirli, yoz ve bilhassa Anna Karenina' nın günah ve bahtsızlıklarının sebebi olarak tasvir edilir. Bu romanda Tolstoy, Jean Jacques Rousseau' nun fikirlerini geliştirir; taşra hayatının tabii sağlıklılığının karşısına şehir toplumunun kusur ve günahlarını koyar. Anna Karenina' nın çok çalışılmış portresi ''Savaş ve Barış'' da rastladığımız Nataşa Rostov' un portresinin aynısıdır.
Bu iki büyük romandan sonra, Tolstoy köklü bir biçimde yön değiştirir. Roman sanatına güvenini yitirmiştir. Bundan böyle ahlâk ve din işleriyle uğraşmaya karar verir. Bu dönemde ise ''İvan İlyiç'in Ölümü'' ( 1886 ) ve ''Kroyçer Sonat'' ( 1889 ) adlı romanları yayınlar; Kroyçer Sonat, aynı Anna Karenina' da olduğu gibi bir zina olay etrafinda gelişir; fakat Tolstoy' un ahlâk dersleri verme kaygısı, romanın gerçek ve estetik kaygılarını bir yana bırakır gibidir. Tolstoy' un sonuncu büyük romanı ''Diriliş'' tir ( 1899 ); yine günahkâr bir aşk hikâyesi; genç bir subay, ebeveyinlerinin hizmetçisi bir kızı baştan çıkarır, fakat sonra terk eder. Yıllar sonra, aynı kıza rastlar, fakat bu sefer, o bir cinayet suçundan yargılanan sokak kadınıdır; kendini affettirmek için, kadının suçunu satın almak ister. Tolstoy, meseleleri, bir romanın, bu şekilde sergileyemiyeceği biçimde, tamamen ahlâk kuralları bağlamında çözümlemeye çalışmaktadır. Tüm gözlem, gerçekçilik ve tipleme kabiliyetlerine rağmen Tolstoy maalesef romanın uzaklarındadır. Tabii ki romancı yeteneklerinin tümünü seferber etmesine, roman türünün kendisine verdiği çerçeveyi çok iyi kullanmasına rağmen, tüm çabaları, din ve ahlâk anlayışını açıktan açığa geliştirmekten başka bir işe yaramaz. Yine aynı dönemden ''Serj Baba'' ( 1898 ), 'Hacı Murat'' ( 1904 ) romanları, Kafkasya' nın tüm güzellik ve zenginliklerini gözlerimizin önüne serer.



Hayatının sonuna doğru, Moskova yakınlarında bulunuan Yasnaya Poliana' daki köy evine çekilir. Son yıllarının uğraşısı, hristiyanlığın kutsal kitaplarından hareketle şiddete karşı bir kuram geliştirmek olmuştur. Cinsel yaşamla bağlarını kesen ve fakir olmaya önem veren çok ciddi bir ahlâk söylemi geliştirir; fakat kendisi hiçbir zaman bu söylemin isterlerini tatbik edemez. Muazzam toprak zenginliğinin kendisine verdiği refah ile geliştirmeye çalıştığı ahlâk felsefesi arasındaki çelişkilerden dolayı önemli ruhsal bunalımlar içerisine girer, sıkıntılı günler geçirir; buna karısıyla olan bitmez tükenmez kavgalarını da eklersek, Tolstoy' un, hayatının son yıllarında büyük bir mutsuzluk içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Fakat, Tolstoy' un taşı başkalarına atma hakkı yoktur; tüm mutsuzluğunun tek sorumlusu kendisidir: Tolstoy tüm insanlığı sevmenin yolunun, zorunlu olarak, yakınında bulunan tek tek insanları sevmekten geçtiğini bilmiyiordu. Hayatının bahtsızlığı bu basit gerçeği bilmemesinden gelmektedir.
Tolstoy hayatına prens olarak başladı, peygamber olarak bitirdi. En azından peygamber olduğunu zannetti. Sahip olduğu uçsuz bucaksız topraklar, onu prens gibi yaşatıyordu; bencilliği ise onu peygamber olduğuna inandırdı. Bu iki hal arasında ise romancı kişiliğini yedi bitirdi. Tolstoy, yaşamı boyunca hislerinden şüphe etti; çocukluğundan beri tüm hislerini bastırdı. Hislerinin esiri olmamak için, 30 yıl boyunca hizmet ettiği roman sanatını terk etti. Gelince ''Hacı Murat'' a, ömrünün sonuna doğru, içindeki romancının ölmediğini kendine kanıtlaması kaygısından başka birşey değildir. Halbuki, bu son romanda, ''Savaş ve Barış'' ın Tolstoy' undan yeller esmektedir.
Tolstoy' un başarısızlıklarının sebeplerinden birisi de, Dostoievski' nin çağdaşı olmasıdır.
Dostoievski, roman sanatının kendine has estetik ve içerik sorunlarını son derece ciddiye alıp, ve buna hayatını adarken, Tolstoy, din, ahlâk ve kehanetle ilgileniyor. Örneğin, yaşamı boyunca tuttuğu bir günlük var. Çok genç yaşlarda kendi şahsi ile ilgili çok yüksek bir fikri olmuştu. Büyük bir ihtimalle, iç hayatını kayıt etmesinin çok önemli olduğuna inanmış olması gerek. Fakat bu kayıt, baştan aşağı yüzeysel ve görünüşte gerçeklerle, ve yalanlarla korunmuş ve örtülmüştü. Günlüğünde, hiçbir zaman cömert ve samimi olmadığını görüyoruz; en acımasız cömertliklerini kendi öz menfaati için kullanıyor, ve bu şekilde en utanç verici küçüklüklerini örtbas etmeye çalışıyordu: ''Hiçbir zaman iyi bir insan olamadım; sadece olmaya çalıştım... Merhametli değildim. Şimdiye kadar verdiğim sadakalar ( Tolstoy' un evine giren çıkan dilencinin haddi hesabı olmazdı ), gençlik yıllarımda, Moskova kumarhanelerinde bir gecede kaybettiğim paraların yarısını bile teşkil etmez. Dostoyevski' ye, ihtiyacı olduğunu bildiğim 200 rubleyi hiçbir zaman gönderemedim. Buna rağmen dünya alem beni merhametli ve olur olmaz insanın imdadına koşan biri olarak bilir...''



Tolstoy, Yasnaya Poliana topraklarını ve yazar haklarını, hizmetinde çalışan ve serbest bıraktığı köylülere vermek, ve kendisi de, fakirlik içerisinde, yarı çıplak yaşamak ister... fakat bu istediklerini yapmaz, korkakca yaşar. Tüm mülkünü zaten idare eden karısına, yazar hakları için vekalet bile verir. Bu şekilde kirli paralara elini değdirmiyor, arzu ettiği gibi peygamberlik oynuyordu. Elinden geldiğince, sorumluluklarından kaçarak yaşamayı yeğliyordu.
Tolstoy, içindeki romancıyı terk ederek peygambercilik oynayan mutsuz bir sanatçıdır Kehanetlerle dolu umutsuzluklarını, büyük romanlarındaki, bilhassa ''Savaş ve Barış'' daki insani umutlara yeğleyerek yaşadı ve öldü.

BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-01-19, 09:27   #9
Tecrübe Puanı: 0
W is on a distinguished road
Standart Cevap: lev tolstoy kimdir


''Insan ne ile yasar'' oykusu tipki benim anlattigim ibretlik hikayeler gibi….
Bayan W isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-01-19, 19:06   #10
Tecrübe Puanı: 0
Elia is on a distinguished road
Standart Cevap: lev tolstoy kimdir


Yazdıklarını gerçekten seviyorum fakat kişiliğinin zayıf olduğunu düşünüyorum. İtiraflarını okuyunca anlaşılabilir..
Bayan Elia isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Konuyu Paylaş

Etiketler
kimdir, lev, tolstoy

Seçenekler
Stil


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:48.
Forum Yazılımı ve Sürümü Site Bilgileri

Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2010 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Kuruluş Tarihi : 05.10.2010
Tasarım : ForumSal

 
  
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir."Şikayet" buradan bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.
Forum Forumlar Forum Sitesi Etiket Sitemap